İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Sürekli İşçi Alımlarında Sağlık Raporu mu? Sağlık Beyanı mı?

Last updated on 27/09/2019

Bugün il sağlık müdürlüklerinin internet sitelerine bakan Aile Hekimleri, hemen hemen hepsinde ” SÜREKLİ İŞÇİ ALIMINA İLİŞKİN DUYURU ” başlıklı haberleri görmüşlerdir.

Söz konusu haber metinlerini incelediklerinde ise, kişilerden akıl hastalığı bulunmadıklarına dair ibare içeren sağlık raporu istendiğini görmüşlerdir.

Acaba, söz konusu istek hukuka uygun mudur? Söz konusu raporlar için kişiler yine her zamanki gibi Aile Hekimlerine mi yönlendirilecekler?

Gelin birlikte bu soruların cevaplarını araştıralım

Daha önce, “Sözleşmeli Personel Alımlarında Sağlık Raporu mu? Sağlık Beyanı mı?” başlıklı yazımda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılacak ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlilerinin işe alımları öncesinde, Bakanlar Kurulu kararı uyarınca kişilerden sağlık raporu değil, “kişilerin sağlıklarının ilgili işe uygun olduklarına dair yazılı beyanları” istenmekte olduğu tüm hukuki yönleriyle ortaya konmuştu.

10.04.2019 tarihi itibari ile il sağlık müdürlüklerinin internet sitelerinde yer alan duyurular, 657 yukarıda belirtmiş olduğum 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi uyarınca istihdam edilecek sözleşmeli personeller ile ilgili olmayıp, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalıştırılmak üzere işe alınacak işçiler içindir.

Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 31.12.2018 tarih ve
84873901-902.03-84873901-902.03-E.553 sayılı “Sürekli İşçi Alımı Sınav, Yerleştirme ve Atama İşlemleri” konulu yazılarında da, yapılacak işe alım işlemine dayanak olarak, “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” ve 24.12.2018 tarihli ve 84873901-902.03-534 sayılı Makam Onayı gösterilmektedir.

Gelin isterseniz hiç yorum yapmadan ilgili mevzuatı dikkatle inceleyelim

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu:
Genel ve özel şartlar:
Madde 48 – (Değişik: 12/5/1982 – 2670/14 md.)
Devlet memurluğuna alınacaklarda aşağıdaki genel ve özel şartlar aranır.
   A) Genel şartlar:
   1. Türk Vatandaşı olmak,
(1)
   2. Bu Kanunun 40 ncı maddesindeki yaş şartlarını taşımak,
   3. Bu Kanunun 41 nci maddesindeki öğrenim şartlarını taşımak,
   4. Kamu haklarından mahrum bulunmamak,
5. (Değişik: 23/1/2008 – 5728/317 md.) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…)
(1) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak. (1)  
6. Askerlik durumu itibariyle;
   a) Askerlikle ilgisi bulunmamak,
   b) Askerlik çağına gelmemiş bulunmak,
   c) Askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış yahut ertelenmiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak,
7. 53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engel olabilecek (…)
(2) akıl hastalığı (…)(2) bulunmamak.
8. (Ek: 3/10/2016 – KHK-676/74 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/60 md.) Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak.

   B) Özel şartlar:
   1. Hizmet göreceği sınıf için 36 ve 41 nci maddelerde belirtilen öğretim ve eğitim kurumlarının birinden diploma almış olmak,
   2. Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak.


***(2)  Bu bentte yer alan “vücut veya” ile “veya vücut sakatlığı ile özürlü” ibareleri 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.

Engelli personel çalıştırma yükümlülüğü:
   Madde 53 – (Değişik: 13/2/2011 – 6111/99 md.)
Kurum ve kuruluşlar bu Kanuna göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda % 3 oranında engelli çalıştırmak zorundadır. % 3’ün hesaplanmasında ilgili kurum veya kuruluşun (yurtdışı teşkilat hariç) toplam dolu kadro sayısı dikkate alınır.
Engelliler için sınavlar, ilk defa Devlet memuru olarak atanacaklar için açılan sınavlardan ayrı zamanlı olarak, engelli kontenjanı açığı bulunduğu sürece engel grupları ve eğitim durumları itibarıyla sınav sorusu hazırlanmak ve ulaşılabilirliklerini sağlamak suretiyle merkezi olarak yapılır veya yaptırılır.
Engelli personel çalıştırma yükümlüğünün yerine getirilmesinin takip ve denetimi ile engellilerin Devlet memurluğuna yerleştirilmesinden Devlet Personel Başkanlığı sorumludur. Engelli açığı bulunan kamu kurum ve kuruluşları bir sonraki yıl için alım yapacakları engellilere ilişkin taleplerini her yılın Ekim ayının sonuna kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirmek zorundadır. Devlet Personel Başkanlığı kurum ve kuruluşların bildirimi üzerine, engelli kontenjanlarına yerleştirme yapabilir veya yaptırabilir.
Engellilerin memurluğa alınma şartlarına, merkezi sınav ve yerleştirmenin yapılmasına, eğitim durumu ve engel grupları dikkate alınarak kura usulü ile yapılacak yerleştirmelere, engellilerin görevlerini yürütmelerinde hangi yardımcı araç ve gereçlerin kurumlarınca temin edileceğine, kamu kurum ve kuruluşlarınca engelli personel istihdamı ile ilgili istatistiksel verilerin bildirilmesine ilişkin usul ve esaslar ile diğer hususlar Özürlüler İdaresi Başkanlığının görüşü alınarak Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir.
(

Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik:

Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, kamu kurum ve kuruluşlarına, iş kanunları hükümlerine göre çalıştırılmak üzere, sürekli veya geçici işçi alınmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik;
a) 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunlarla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları, özel kanunlarla kurulan kuruluş ve teşekküller ile hizmetlerini genel bütçenin transfer tertiplerinden yardım alarak yürüten kamu kurum ve kuruluşlarına,
b) İştirakler hariç olmak üzere, kamu iktisadî teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ile müesseseleri ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun çerçevesinde özelleştirme kapsamında veya programında bulunan kuruluşlardan sermaye-sinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait olanlara,
c) İl özel idareleri, belediyeler, bunların kurdukları veya üye oldukları mahallî idare birlikleri ile bağlı kuruluşları, müessese ve işletmelerine,
ç) Diğer kamu kurum ve kuruluşlarına,
sürekli veya geçici işçi alımını kapsar.
Tanımlar
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında;
a) Belirli süreli iş sözleşmesi: Kamu kurum ve kuruluşu ile işçi arasında 4857 sayılı İş Kanununun 11 inci maddesi çerçevesinde belirli bir süreye bağlı olarak yapılan iş sözleşmesini,
b) Belirsiz süreli iş sözleşmesi: Kamu kurum ve kuruluşu ile işçi arasında 4857 sayılı İş Kanununun 11 inci maddesi çerçevesinde belirli bir süreye bağlı olarak yapılmayan iş sözleşme-sini,

İşçi olarak alınacaklarda aranacak şartlar
MADDE 4 – (1) İşçi olarak alınacaklarda;
a) 2527 sayılı Türk Soylu Yabancıların Türkiye’de Meslek ve Sanatlarını Serbestçe Yapa-bilmelerine, Kamu, Özel Kuruluş veya İşyerlerinde Çalıştırılabilmelerine İlişkin Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla Türk vatandaşı olmak,
b) 18 yaşını tamamlamış olmak,
c) Affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak,
ç) Kamu kurum ve kuruluşlarının özel kanunlarında yer alan özel şartları taşımak,
şartları aranır.
(2) Engellilerin, durumlarını ilgili mevzuatına göre yetkili sağlık kuruluşlarından alınan engelliler için sağlık kurulu raporuyla belgelendirmeleri gerekir.

İşe göndermede öncelikli olanlar
MADDE 5 – (1) Kamu kurum ve kuruluşlarının açık iş taleplerinin karşılanması için gönderilecek listelerde Kurum tarafından aşağıda sayılanlara öncelik hakkı tanınır:
a) Terörle mücadele sırasında malul sayılmayacak şekilde yaralananlar ile terörle mücadelede üstün başarılarından dolayı komutanlarınca takdire layık görülen yedek subay, erbaş ve erler.
b) Tabii afetlerden zarar gören afetzedeler.
c) 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamına giren madenlerin çıkartılması veya bunun için gerekli olan işletme ve arama faaliyetleri sebebiyle taşınmaz malları tamamen kamulaştırılanlar.
ç) Kamu kurum ve kuruluşlarının sürekli işçi kadrolarında çalışırken, disiplin soruşturması veya 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (II) numaralı bendi gereğince hizmet akdinin feshi dışında bir neden ile iş akdi feshedilenler.
(2) Terörle mücadele sırasında malul sayılmayacak şekilde yaralananlar, sağlık raporu ve terörle mücadelede yaralandığını belgeleyen komutanlık yazısıyla; terörle mücadelede göstermiş oldukları üstün başarı nedeniyle takdire layık görülenler ise asgarî tugay komutanlıklarınca, Jandarma Genel Komutanlığı için asgarî alay komutanlıklarınca kendilerine verilen takdir belgeleriyle durumlarını belgelendirir.

Açıkça görüldüğü üzere, işlemin dayanakları arasında bulunan Kanun ve Yönetmeliklerde, kişilerin akıl hastalıklarının bulunup bulunmadığının, kişilerin sağlık muayenesine zorlanarak hekimler tarafından tanzim edilecek bir rapor ile belgelendirilmesi hususunda açık bir hüküm bulunmamaktadır.

Ancak, Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün ilgili yazısının EK-8’inde gönderilen “Atamaya esas belgeler” yazısının 3üncü maddesinde ise;

“3-Sağlık Raporu (657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48/7 maddesi gereğince raporda mutlaka akıl hastalığı bulunmadığına dair ibare belirtilmesi gerekmektedir. Bu ibare olmayan raporlar kabul edilmeyecektir.)” ibaresi yer almaktadır.

Sözleşmeli Personel alımlarında, Bakanlar Kurulu kararı uyarınca kişilerden sağlık raporu değil, “kişilerin sağlıklarının ilgili işe uygun olduklarına dair yazılı beyanları” istenmekte olduğu göz önüne alındığında, kamu kurumlarına 4857 sayılı iş kanunu uyarınca işçi alımlarında 657 sayılı Kanun’un 48inci Maddesi A/7 fıkrasında yer alan “görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığı bulunmamak.” hükmünün sağlık raporu şeklinde yorumlanması tereddütte neden olmaktadır.

Son olarak, söz konusu işçilerin sağlık kurumlarında görev yapacak olmaları ve sağlık kurumlarının da 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 9 uncu maddesi uyarınca yayımlanan “İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği” ekinde yer alan ”
İşyeri Tehlike Sınıfları Listesi ” uyarınca Hastane Hizmetleri Tehlikeli ve Çok Tehlikeli Sınıfta işyerleri olduklarını da göz önüne alınması gerekmektedir.

Sonuç olarak;

İster Sözleşmeli Personel alımlarında, ister 4857 sayılı kanuna tabi işçi alımlarında, Bakanlar Kurulu kararı uyarınca kişilerden sağlık raporu değil, “kişilerin sağlıklarının ilgili işe uygun olduklarına dair yazılı beyanları” istenmektedir.

Eğer idare yani yeni teşkilat yapısı uyarınca Cumhurbaşkanlığı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48inci maddesi A bendi yedinci fıkrasında yer alan … görevini devamlı yapmasına engel olabilecek  akıl hastalığı bulunmamak..hükmü, sağlık raporu şeklinde yorumlanıyor ise, ilgili idarenin yani Cumhurbaşkanlığı veya Bakanlık tarafından, Resmi Gazete’de yayımlanmış bir yönetmeliği bulunmak zorundadır.

Öte yandan, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 5inci maddesi son fıkrasında yer alan “İlgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmî tabiplerce düzenlenmesi öngörülen her türlü rapor, sevk evrakı, reçete ve sair belgeler, aile hekimliği uygulamasına geçilen yerlerde aile hekimleri tarafından düzenlenir.” hükmünden de açıkça görülebileceği üzere, Aile Hekimleri, İLGİLİ bir mevzuatta yer alan raporu düzenlemek ile görevlendirilmişlerdir.

Unutulmamalıdır ki, Aile Hekimleri Anayasa’nın 128inci maddesinde belirtilen “diğer kamu görevlisi” statüsünde hekimlerdir. Aile Hekimlerinin yaptıkları tüm iş ve işlemlerin mevzuatta bir dayanağı olmak zorundadır.

Bu nedenle de, kanunla öngörülmeyen, yönetmelikler ile yorumlanıp ayrıntıları düzenlenmeyen sağlık muayenesi ve sağlık raporu taleplerini yerine getirmek vatandaşın işini görmek değil, aksine Anayasa’nın 17inci maddesinde yer verilen “Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.” hükmüne aykırı bir işlemdir.

Keyfi sağlık raporu talepleri, vatandaşlarımızı mağdur ettiği gibi, sağlık hizmetlerinde iş gücü ve maddi kayıplara neden olmaktadır.

Kaldı ki, 6331 sayılı Kanun ve alt mevzuatları uyarınca Tehlikeli ve Çok Tehlikeli İşyeri Sınıfında yer alan hastanelerde görev yapacak kişilerin ayrıca bir sağlık muayenesine zorlanmalarının da hizmet gerekleri ve kamu yararına uygun olup olmadığı düşünülmelidir.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

Or

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.