İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Sporcu lisans vize ve transfer yönetmeliği sonrası satranç için sağlık raporu

Last updated on 01/03/2020

14/12/2019 tarih ve 30978 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni Sporcu Lisans Vize ve Transfer Yönetmeliği sonrası, satranç için sağlık raporu gerekmeyecek mi? Yeni yönetmeliğin, yürürlükten kaldırılan, 07/12/2001 tarihli Yönetmelik ile ne farkları bulunmakta? Fiziksel efor gerektirmeyen bir faaliyet “spor” olarak nitelendirilebilir mi? Kişilerin sağlık muayenesinden geçip geçmemeleri yönünde hangi makam karar verebilecek bilgi ve yetkiye sahiptir?

Yeni Sporcu lisans vize ve transfer yönetmeliği sonrası satranç için sağlık raporu gerekmeyecek

Yeni yönetmelik ile, ilgili federasyonun, spor dalının fiziksel efor gerektirmediği yönünde karar alması halinde, sağlık raporuna ihtiyaç olmaksızın yazılı beyan yeterli olacak.

12/11/2019 tarihli “Satranç için sağlık raporu polemiği” başlıklı yazımda, Türkiye Satranç Federasyonu (TSF) Başkanı Gülkız Tülay’ın, Federasyon olarak kendilerinin satranç sporcusunun lisans işlemleri için sağlık raporu alınmasını gerekli görmediklerini aktarmıştım.

Yeni Sporcu lisans vize ve transfer yönetmeliği sonrası satranç için sağlık raporu artık gerekmeyecek
Yeni Sporcu lisans vize ve transfer yönetmeliği sonrası satranç için sağlık raporu artık gerekmeyecek

Federasyonun, yeni yönetmelik sonrası, TSF’nin bu kararını resmi olarak Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bildirerek, satranç sporcularının spor yapmaya ve yarışmalara katılmaya elverişliliğini yazılı beyanla belgelemelerinin yeterli olacağı beklenmektedir.

Güncelleme: 27/07/2019
TSF , beklenen açıklamayı 27/07/2019 tarihinde internet sitesinde yapmış olduğu açıklama ile, sağlık raporu zorunluluğunu kaldırdığını kamuoyuna duyurdu.

Gençlik Spor ve Bakanlığı’nın yaptığı düzenlemeyle 14.12.2019 tarihli 30978 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve yürürlüğe giren “Sporcu Lisans, Vize ve Transfer Yönetmeliği”nin madde 6 b bendinin 1. fıkrasında, “İlgili federasyon tarafından spor dalının fiziksel efor gerektirmediği yönünde karar alınması halinde spor yapmaya ve yarışmalara katılmaya elverişliliğini yazılı beyanla belgelemek’’ hükmü bulunmaktadır.

Türkiye Satranç Federasyonu yönetim kurulunun almış olduğu karar doğrultusunda satranç sporcu lisansı çıkaran ve her yıl lisans vizesini yapan sporculardan, 18 yaşından küçük sporcular için  yasal velisinin, 18 yaşından büyük olan sporcular için ise bizzat şahsının  satranç sporunu yapmak için sağlık açısından herhangi bir hastalığı ve sorunu olmadığını ve ileride yaşanabilecek hastalık ve problemler durumunda bu durumu federasyona bildirmek kaydıyla verilecek yazılı beyanın esas alınarak yeni lisans çıkaracak ve vizesini yaptıracak sporculardan sağlık beyan belgesinin alınması uygulamasına geçilmiş olup,  satranç sporcu lisansı ve vizesi çıkarmak isteyen sporculardan sağlık raporu yerine sağlık beyanı istenecektir.

http://www.tsf.org.tr/guncel-haberler/14419-saglik-raporu-konusunda-onemli-duyuru

Hangi sporlar için sağlık muayenesi ve raporu zorunlu olacak?

Yeni yönetmeliğin, Sporcu lisansı başlıklı 6. maddesi şu şekilde belirlenmiş;

(1) Sporcu lisansı sahibi olabilmek için;
a) İlgili federasyon tarafından belirlenen yaş aralığında bulunmak,
b) Spor yapmaya ve yarışmalara katılmaya elverişliliğini sağlık raporu ile tevsik etmek,
1) İlgili federasyon tarafından spor dalının fiziksel efor gerektirmediği yönünde karar alınması halinde, spor yapmaya ve yarışmalara katılmaya elverişliliğini yazılı beyanla belgelemek,
c) Spor dalının özelliğine göre, ilgili federasyon tarafından belirlenmiş olan diğer şartları taşımak, gerekir.

Söz konusu madde ile; ilgili spor federasyonuna, spor yapacak kişilerin sağlık muayenesine ihtiyaçları olmadığı, spor yapmaya ve yarışmalara katılmaya elverişli olduklarını yazılı beyan etmelerinin yeterli olacağına karar verme yetkisi verilmektedir.

Ancak söz konusu yönetmelik maddesi, dayandığı 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu’nun 22 nci maddesine açıkça aykırılık teşkil etmektedir.

Sporcu lisansı
Madde 22 – Sporcuların yarışmalara katılabilmeleri için lisans almaları şarttır. Spor yapmaya ve musabakalara katılmaya elverişliliği sağlık raporu ile tevsik edilmeyenlere lisans verilmez.
Gerçek şahıslar, bir kulüp adına veya ferdi olarak lisans alabilir.

Mevzuat ve yargı kararları doğrultusunda Sağlık Raporu tanımı

Sağlık Raporu Tanzimi, kişilerin sağlık durumlarının ve fiziksel özelliklerinin, belirli bir amaca uygun olup olmadığının, bu konuda eğitim almış ve yetkilendirilmiş hekimler tarafından, standartlara uygun bir şekilde yapılan sağlık muayenesi ve tetkikler sonucunda resmi evrak haline getirilmesidir.

Kişiler, çalışmak, eğitim almak, spor yapmak, vb ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurumlara başvuruda bulunduklarında, sağlık raporu talebi ile sağlık muayenesine zorlanmaktadırlar.

Bu işlemler sırasında, kişiler sağlık muayenesinden geçirilirken, vücutları acı verebilecek tetkiklere ve radyasyona tabi tutulabilmektedir. Kişiler tüm işlemlere zorunlu oldukları düşüncesi ile gönülsüz rıza göstermektedirler.

Anayasa Mahkemesi Kararı, Şehmus ÖZSUBAŞI, B. No: 2013/2582, 14/7/2016

67.Somut olayda başvurucu vejetaryendir ….. Ağır Ceza Mahkemesi, başvurucuyu et ve türevlerini yiyebilip yiyemediği hususunda sağlık raporu almaya zorlamıştır. Dolayısıyla başvurucunun vejetaryen olmasına rağmen sağlık raporu almaya zorlanması ile manevi varlığının korunması arasında doğrudan bir bağ vardır. Bu sebeple başvurucunun maddi ve manevi varlığın korunması hakkına müdahale edildiğini kabul etmek gerekir.

68.Anılan müdahale Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 13. maddesinin ve 17. maddesinin birinci fıkrasının ihlalini teşkil edecektir.

69.Bu sebeple bir temel hak ve özgürlüğe yönelik müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen öze dokunmama, kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyet’in gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Bu denetim sırasında öncelikle müdahalenin kanunilik şartına uyup uymadığı incelenecektir. Daha sonra müdahalenin Anayasa’da öngörülen sebeple yapılıp yapılmadığı ve diğer ölçütler yönünden denetim yapılmalıdır.

81.Sonuç olarak başvurucunun vejetaryen olduğunu beyan etmesine ve talepleri açısından vejetaryen olup olmadığını tespit edilmesini gerekli kılan herhangi bir gerekçe olmamasına rağmen Mahkeme kararı ile hastaneye sevk edilmesinin kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkını ihlal ettiği sonucuna varılmıştır.

Anayasa Mahkemesi Kararı, Muhammet Ali BAYRAM, B. No: 2014/4077, 29/06/2016


63. Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında yapılan bir müdahalenin kanunilik şartını sağladığının kabulü için de müdahalenin kanuni bir dayanağının bulunması zaruridir. Bununla birlikte temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasına ilişkin kanunların şeklen var olması yeterli değildir. Kanunilik ölçütü aynı zamanda maddi bir içeriği de gerektirmekte olup bu noktada kanunun niteliği önem kazanmaktadır. Kanunla sınırlama ölçütü, sınırlamanın erişilebilirliğini, öngörülebilirliğini ve kesinliğini ifade etmektedir. Böylece uygulayıcının keyfî davranışlarının önüne geçtiği gibi kişinin hukuku bilmesine de yardımcı olmakta, bu yönüyle hukuk güvenliği teminatı sağlamaktadır (Halime Sare Aysal, § 62).

92.Kamusal makamların bir hakkın sınırlandırılması sürecinde iki ayrı aşamada takdir yetkisi bulunmaktadır. Bunlardan ilki, sınırlama ölçütünün seçimidir. İkincisi ise ilgili sınırlama ölçütü çerçevesinde izlenen meşru amacı gerçekleştirmek üzere yapılan sınırlamanın gerekliliğidir. Ancak kamusal makamlara tanınan bu takdir yetkisi sınırsız olmayıp, ihlal iddiasına konu önlemin anayasal temel hak ve özgürlüklerle bağdaşır olması, yani müdahaleyi meşrulaştırmak üzere kullanılan argümanların elverişli, zorunlu ve orantılı olması gerekir (Serap Tortuk, § 49).

93.Belirtilen takdir yetkisi, her bir vakıa özelinde ayrı bir kapsama sahiptir. Güvence altına alınan hakkın veya hukuksal yararın niteliği ve bunun birey bakımından önemi gibi unsurlara bağlı olarak, bu yetkinin kapsamı daralmakta veya genişlemektedir. Bireyin vücut bütünlüğüne ilişkin önemli hukuksal çıkarlar söz konusu olduğunda takdir yetkisi daha dardır.

Yukarıdaki, mevzuat ve yargı kararları göz önüne alındığında, kişilerin sağlık raporuna zorlanabilmeleri için 3 şartın bir arada bulunması gerekmektedir.

  1. Sağlık raporu ve sağlık muayenesinin Yasa Koyucu tarafından Kanun ile öngörülmesi
  2. Toplumsal bir ihtiyaç bulunmalıdır.
  3. Ölçülü olmalıdır

Spor faaliyetleri için sağlık raporunun gerekli olup olmadığına Sağlık Bakanlığı karar vermelidir

Sağlık hizmeti konusunda yetkisi ve bilgisi olmayan kurumların, sporcuların sağlık muayenesine zorlanıp zorlanmamaları yönünde karar vermeleri hukuka ve mantığa uygun değildir.

Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” gereğince, personel rejimi ve mali konularda kanun taslakları hazırlanırken, ilgili Bakanlıklar ve Sayıştay görüşü alınması zorunludur.

Buna rağmen, vatandaşların bedenlerine müdahale niteliği taşıyan sağlık raporu ve sağlık muayenelerine karar verilirken Sağlık Bakanlığının görüşünün alınmaması anlaşılır gibi değildir.

Bu nedenle, ilgili Yönetmelikte değişiklik yapılarak, kişilerin sağlık muayenesine zorlayan kanun, taslakları hakkında Sağlık Bakanlığı’nın görüşünün alınması zorunlu hale getirilmelidir

İlgili haberler:
http://www.gsb.gov.tr/HaberDetaylari/1/178480/yururluge-giren-yonetmeliklerle-sporumuza-yeni-bir-soluk-kazandiracagiz.aspx

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.