İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Sözleşmeli Personel Alımlarında Sağlık Raporu mu? Sağlık Beyanı mı?

Last updated on 27/09/2019

Kamu Personel Alımları, T.C Devlet Personel Başkanlığının kurumsal internet sitesinde “Kamu Personel Alımları” sayfasında duyurulmaktadır.

Söz konusu alımlar, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun Değişik 4. maddesinin (B) bendi uyarınca 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar” çerçevesinde yapılmaktadır.

Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar” da  yine T.C Devlet Personel Başkanlığının kurumsal internet sitesinde, Mevzuat- Bakanlar Kurulu Kararı sekmesinde güncel olarak yayımlanmaktadır.

Sözleşmeli personel alımı başvurularında adaylardan istenecek bilgi ve belgeler, Ek-7inci maddede şu şekilde belirtilmektedir:

(Ek: 12/3/2012-2012/2964)
Ek Madde 7 ‒ Sözleşmeli personel alımı başvurularında adaylardan istenecek bilgi ve belgeler şunlardır:
a) Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası dışında adaylardan kimlik bilgilerine ilişkin olarak ayrıca bir bilgi veya belge istenmez. Ancak ilgili kamu kurum veya kuruluşu Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası beyanının teyidi amacıyla adaydan Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının da yer aldığı nüfus cüzdanı aslını göstermesini talep edebilir.
b) Adres bildirimi, adli sicil ve askerlik durumlarına ilişkin olarak yazılı beyanları. Bu hususlarda adaylardan yazılı beyanları dışında bir belge talep edilmez.
c) Sağlık durumlarına ilişkin olarak yazılı beyanları. Kamu kurum ve kuruluşları sözleşmeli personele verilecek görevin uygun yürütülmesi açısından zaruri görmeleri durumunda, personel ve insan kaynaklarına ilişkin mevzuatlarında açıkça belirtilmesi kaydıyla adaylardan sağlık durumlarına ilişkin rapor talep edebilirler.

Kamu kurum ve kuruluşlarının ilgili mevzuat gereği adaylardan talep ettikleri belgelerin suretleri, asılları adaylarca ibraz edilmesi kaydıyla tasdik edilerek işleme alınır.

Adayların kimlik ve adres bilgilerine ilişkin beyanlarının doğruluğu Kimlik Paylaşım Sistemi aracılığıyla araştırılır. Adayların adli sicil ve askerlik durumlarına ilişkin olarak yazılı beyanlarının doğruluğu ise yetkili adli ve askeri mercilerden alınacak bilgilerle teyit edilir. Personel alım işlemleri, adayların idareye beyan ettikleri bilgilerin teyidi sürecinin tamamlanması beklenmeksizin devam ettirilir.

Gerçeğe aykırı belge verenler ya da beyanda bulunanlar hakkında yasal işlem yapılacağı, atamaları yapılmış ise atamalarının iptal edileceği, idare tarafından kendilerine bir bedel ödenmiş ise bu bedelin yasal faizi ile birlikte tazmin edileceği hususları sözleşmeli personel alım ilanlarında kamu kurum ve kuruluşları tarafından belirtilir. 

Adaylardan başvuru sırasında istenen formlar kamu kurum ve kuruluşlarının kurumsal internet sayfalarında yayımlanır.

Yabancı uyruklular için ilgili idare tarafından istenecek bilgi ve belgeler personel alım ilanında belirtilir.

Görüldüğü üzere, Kamu Kurumlarına Sözleşmeli Personel alımları sırasında, adaylardan sağlık raporu DEĞİL, sağlık sorunlarının bulunmadığına dair YAZILI BEYANLARI istenmektedir.

Eğer, idare tarafından adaylardan sağlık raporu başka bir deyiş ile kişilerin sağlık muayenelerinden geçirilip, sağlık durumlarının yetkili hekimler tarafından yazılı resmi bir belge haline getirilmesinin istenmesi için, şu şartlar gerekmektedir:

  1. Sözleşmeli personele verilecek görevin uygun yürütülmesi açısından zaruri görülmesi:
    • Söz konusu zaruriyetin kim ve hangi yetki ile belirlenmesi hususu maalesef belirsizdir. Birçok kurum tarafından, Sağlık Bakanlığı’nın görüşü alınmadan kişilerin sağlık muayenesine zorlanmaları yönünde karar verilmekte, ancak kişilerin yapacakları işlerde hangi etmenler ile karşı karşıya kalacakları, sağlık durumlarının nasıl etkileneceği, hangi sağlık şartlarına sahip olmaları noktasında herhangi bir tespit ve standardizasyon yapılmadan hekimlerden sağlık raporu tanzim etmeleri istenmektedir.
  2. Personel ve insan kaynaklarına ilişkin mevzuatlarında açıkça belirtilmesi
    • İlgili Bakanlığın/Kurumun, personel işleri ile ilgili hazırlamış olduğu bir yönetmelikte kişilerin sağlık muayenesinden geçirilmeleri gerektiğine yer verilmelidir.
    • 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48inci maddesi A bendi yedinci fıkrasında yer alan “… görevini devamlı yapmasına engel olabilecek  akıl hastalığı bulunmamak..” hükmünün her kişinin sağlık muayenesinden geçirilmesi şeklinde yorumlanması mümkün değildir. Söz konusu hükmün, ilgili bakanlıklar tarafından yayımlanacak bir yönetmelik ile, meşru bir amaç, zaruriyet ve dünyaca kabul edilmiş günün tıbbi gerekliliklerine uygun kriterler doğrultusunda sağlık muayenesi ve sağlık raporu şeklinde yorumlanması gerekmektedir. Eğer bir yönetmelik ile yorumlama yapılmamış ise, söz konusu kanun hükmünün “kişilerin sağlıklarının ilgili işe uygun olduklarına dair yazılı beyanları” şeklinde yorumlanması gerekmektedir.

Başka bir yazımda da belirttiğim üzere, Sağlık Raporu, kişilerin akıl ve beden sağlıklarının ;

-belirli bir amacın gerçekleştirilmesine uygun olup olmadığının,

-belirli kriterler doğrultusunda ve

-bu konuda  yetkilendirilmiş hekimler tarafından

yapılan muayene sonucunda resmi evrak haline getirilmesidir.

Kişiler, sağlık muayenesinden geçirilirken, kişilerin vücutlarına fiziki temas olmakta, kan alınırken ve radyolojik tetkikler sırasında da vücut bütünlükleri tehlikeye atılabilmektedir.

Bireylerin vücut bütünlüğü, Anayasa’nın 17. maddesinde yer verilen “maddi varlık” kapsamında olup, devlet, tüm bireylerin özellikle gözetimi ve denetimi altında bulunan kişilerin vücut bütünlüğüne keyfi olarak müdahale etmemek ve üçüncü kişilerin saldırılarını önlemekle yükümlüdür. (Tanju BOZKURT, B.No:2014/11917, § 34)

Kişilerin sağlık muayenesinden geçirilmelerinin istenmesi ile manevi varlığının korunması arasında doğrudan bir bağ vardır ve bu sebeple kişilerin maddi ve manevi varlıklarının korunması hakkına müdahale edildiğini kabul etmek gerekir. (Anayasa Mahkemesi Kararı, Şehmus Özsubaşı B.No:2013/2582, 3/3/2016, § 67)

Kişilerin sağlık muayenesine zorlanmaları, Bakanlıkların ve bağlı kurum ve kuruluşlarında çalışan kamu görevlilerinin şahsi inisiyatiflerinde olan bir husus değildir.

Bu nedenle de, kişilerin vücut bütünlüğüne müdahale anlamına gelen sağlık muayenelerine zorlanmaları ancak ve ancak Yasa Koyucu tarafından Kanunlar ile öngörülmesi ve ilgili Bakanlıklar tarafından Yönetmelikler ile ayrıntılarının düzenlenmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak;

Sözleşmeli Personel alımlarında, Bakanlar Kurulu kararı uyarınca kişilerden sağlık raporu değil, “kişilerin sağlıklarının ilgili işe uygun olduklarına dair yazılı beyanları” istenmektedir.

Eğer idare tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48inci maddesi A bendi yedinci fıkrasında yer alan “… görevini devamlı yapmasına engel olabilecek  akıl hastalığı bulunmamak..” hükmü, sağlık raporu şeklinde yorumlanıyor ise, ilgili idarenin Resmi Gazete’de yayımlanmış bir yönetmeliği bulunmak zorundadır. 

Öte yandan, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 5inci maddesi son fıkrasında yer alan “İlgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmî tabiplerce düzenlenmesi öngörülen her türlü rapor, sevk evrakı, reçete ve sair belgeler, aile hekimliği uygulamasına geçilen yerlerde aile hekimleri tarafından düzenlenir.” hükmünden de açıkça görülebileceği üzere, Aile Hekimleri, İLGİLİ bir mevzuatta yer alan raporu düzenlemek ile görevlendirilmişlerdir.

Bakanlıkların ve kurumların Sağlık Bakanlığı’nın görüşünü almaksızın yayımlamış oldukları yüzlerce yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı’nın dahi bilgisi yok iken, Aile Hekimlerinin bilmeleri ve sağlık muayenesi yapıp sağlık raporu tanzim etmeleri mümkün değildir.

Unutulmamalıdır ki, Aile Hekimleri Anayasa’nın 128inci maddesinde belirtilen “diğer kamu görevlisi” statüsünde hekimlerdir. Aile Hekimlerinin yaptıkları tüm iş ve işlemlerin mevzuatta bir dayanağı olmak zorundadır.

Bu nedenle de, kanunla öngörülmeyen, yönetmelikler ile yorumlanıp ayrıntıları düzenlenmeyen sağlık muayenesi ve sağlık raporu taleplerini yerine getirmemeli, söz konusu durumdan il sağlık müdürlükleri aracılığı ile Sağlık Bakanlığı bilgilendirilmelidir.

Keyfi sağlık raporu talepleri, vatandaşlarımızı mağdur ettiği gibi, sağlık hizmetlerinde iş gücü ve maddi kayıplara neden olmaktadır.

Bir yorum

Bir cevap yazın

Or

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.