Kimlik Tespiti Aile Hekiminin Görevi Midir?

Dünden itibaren, Askerlik yükümlülerinin sağlık yoklamalarının yapıldığı E-Yoklama sisteminde, “Yükümlülerin T.C Kimlik Numarası, fotoğrafı ve tüm özlük bilgilerinin yükümlüye ait olduğunun tespiti ve onaylanması yasal olarak muayeneyi yapan ve raporu imzalayan hekime aittir” şeklinde uyarı yayınlanmaktadır.

Gerçekten de söz konusu kontroller hekimlerin sorumluluğunda mıdır?

Hekimler, sağlık hizmeti amacıyla kendilerine başvuran kişilerin kimliklerinin doğruluğunu denetlemek durumundadırlar.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu‘nun 67’inci maddesinin üçüncü fıkrası şu şekildedir;

“… Ayrıca genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanabilmeleri için sağlık hizmet sunucularına başvurduklarında acil haller hariç olmak üzere (acil hallerde ise acil halin sona ermesinden sonra);  biyometrik yöntemlerle kimlik doğrulamasının yapılması ve/veya nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, evlenme cüzdanı, pasaport veya Kurum tarafından verilen resimli sağlık kartı belgelerinden birinin gösterilmesi zorunludur.

Sağlık Uygulama Tebliği’nin 1.6.1 maddesi şu şekildedir;

“(1) Sağlık kurum ve kuruluşlarınca, kişilerin müracaatı aşamasında, acil hallerde ise acil halin sona ermesinden sonra, nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, evlenme cüzdanı, pasaport veya verilmiş ise Kurum sağlık kartı belgelerinden biri ile kimlik tespiti ve biyometrik yöntemlerle kimlik doğrulaması yapılması zorunludur. Kimlik tespiti, biyometrik kayıt işlemi veya biyometrik kimlik doğrulama işlemini usulüne uygun yapmayan ve bu nedenle bir başka kişiye sağlık hizmeti sunulması nedeniyle Kurumun zarara uğramasına sebebiyet veren sağlık hizmeti sunucularından ödenen tutar geri alınır.”

1111 sayılı Askerlik Kanunu‘nun 14üncü maddesi şu şekildedir;

“Madde 14 – (Değişik: 22/5/2012 – 6318/4 md.)
Yükümlülerin sağlık muayenelerinin yapılarak askerliğe elverişli olup olmadıkları, öğrenim durumları, meslekleri ve niteliklerinin belirlenmesi işlemine yoklama denir.

Askerlik çağına gireceklerin kimlik bilgileri İçişleri Bakanlığınca her yıl ekim ayında Millî Savunma Bakanlığına bildirilir.

Askerlik çağına girenler ile bunlarla işleme tabi olanların yoklaması, her yıl 1 Ocak günü başlar ve o yıl askerlik çağına giren doğumluların silah altına alınacağı ilk celp ve sevk tarihinin bitimine kadar devam eder.

Yükümlülerin sağlık muayeneleri Türk Silahlı Kuvvetleri sağlık yeteneğine ilişkin yönetmelikte belirtilen usul ve esaslara göre yapılır. Bu muayeneler, askerlik şubesinin bulunduğu yerde öncelikle varsa kayıtlı olduğu aile hekimi tarafından, yoksa en yakın resmi sivil sağlık kuruluşunda tek tabip tarafından yapılır. Aile hekimlerince veya resmi sağlık kuruluşunca hakkında karar verilmeyenler Sağlık Bakanlığınca belirlenen en yakın yetkili sağlık kurullarına sevk edilir.”

Hekimlerin kimlik tespit yükümlülükleri Yargıtay tarafından da kabul edilmektedir: “Hekim, muayene için gelen kişilerin ibraz ettiği belgedeki kişi olup olmadığını denetlemekle görevlidir” (Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E:2005/144, K:2006/5115, 05/06/2006)

Ancak, hekimlerin bu yükümlülükleri, başkalarına devredilebilir bir yükümlülüktür. Nitekim SGK Sağlık Uygulama Tebliği’nde de, müracaat aşamasında bu tespitin yapılmasından bahsedilmektedir. Bu itibarla, hastanın kimliğinin tıbbi sekreter veya yardımcı sağlık personelleri tarafından denetlendiği hallerde, hekimlerin bu yükümlülükleri ortadan kalkmaktadır. (Prof. Dr. Hakan HAKERİ- Tıp Hukuku- Seçkin Yayınları)

Danıştay da,  “… hekim olan sanıkların hasta muayene ve tedavi ile yükümlü bulundukları, muayene için gelen hastaların kimliklerini kontrol etmek zorunda olmadıkları, esasen işin çokluğu nedeniyle bu denetim yapmalarına imkân bulunmadığı anlaşıldığından, lüzümu muhakemeleri yönünde verilen il yönetim kurulu kararının bozularak adı geçen sanıkların meni muhakemelerine …” şeklindeki kararı ile, hekimlerin asıl yükümlülüğünün tedavi olduğu, işlerinin çokluğu nedeniyle, kimlik denetimi yapmalarına imkân olmadığı görüşündedir.

Sağlık Bakanlığı, Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 08/07/2011 tarih ve 211.99-10/29851 sayılı “Kimlik Tespiti” konulu yazısında da yer verilen ” Bu kapsamda, sağlık hizmet sunucularına başvuran kişilerin kimlik tespitini yapmakla görevlendirilmiş personel, yukarıda belirtilen düzenlemeler doğrultusunda üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür” cümlesi ile kimlik tespitinin bu amaçla görevlendirilecek personel tarafından da yapılabileceğinin altı çizilmektedir.

Sağlık Bakanlığı Sağlık Raporlarına İlişkin Usul ve Esaslar kitapçığının 4üncü maddesi şu şekildedir;

4. BAŞVURU VE KİMLİK TESPİTİ:
4.1- Kimlik tespitinin başvuru esnasında ve sonraki tüm süreçlerde hizmeti sunan personel
(kayıt görevlisi, hekim, sağlık personeli vb.) tarafından yapılması zorunludur. Personel, kimlik tespitinde 08.07.2011 tarih ve 29851 sayılı duyuruda yer alan hükümlere (Ek-1) azami özen gösterecektir.
4.2- Sağlık kurulu raporu için ilk başvuruda sağlık kurulu sekretaryası tarafından kişinin bilgisayara entegre kamera ile fotoğrafı çekilerek Hastane Bilgi Yönetim Sistemine (HBYS) aktarılacaktır. Muayene, numune verme ve radyolojik görüntüleme aşamalarında başvuran kişilerin sistemde yer alan dijital fotoğrafı yardımıyla kimlik doğrulama işlemi yapılacaktır.
4.3- Sağlık kurulu raporları dışında kalan raporlarda entegre kamera yardımıyla fotoğraf çekilmesi zorunlu değildir.
4.4- Öğrenciler e-Devlet kapısını kullanarak aldıkları belgeler ile resmi, özel kurum ve kuruluşlara başvuru yapabilmektedirler. E-Devlet kapısını kullanarak alınan bu belgeler sağlık hizmet sunucularında kimlik tespiti ve sağlık raporlarında öğrencilik işlemlerine esas işlemlerde kabul edilecektir. Ancak bu belgeler e-Devlet kapısı internet sitesi üzerinde bulunan belge doğrulama sekmesinden, belge sahibinin T.C. kimlik numarası ve belge üzerindeki barkod numarası girilerek doğrulanacaktır.

Sürücü ve Sürücü Adaylarının Sağlık Raporları ile ilgili 5.1.6 maddesi şu şekildedir;

5.1.6.4- I. Kısım:
Sürücü/sürücü adayının kimlik bilgilerinin ve fotoğrafının olduğu kısımdır. Kimlik tespiti ilk
müracaat edilen hekim tarafından yapılarak mutlak surette sağlık raporu üzerindeki fotoğraf hekim tarafından kaşelenip imzalanacaktır.

Buraya kadar paylaşmış olduğumuz hususlar ışığında, kimlik tespiti yükümlülüğünün asıl olarak hekime ait olduğu, ancak bu yükümlülüğün yardımcı sağlık personelleri veya tıbbi sekreterlere devredilebileceği anlaşılmaktadır.

Şahsi düşüncem, söz konusu yükümlülüğün Aile Hekimliği Birimlerinde Aile Hekimlerine ait olması ve devredilmemesinin daha isabetli bir uygulama olacağı yönündedir.  Kötü niyetli kişiler tarafından hasta kayıt personeli- Kiosk Cihazı- Aile Hekimi Poliklinik Odası arasında kayda alınan kişi ile hekime başvuran kişilerin değiştirilme imkanı bulunmaktadır. Yani hasta kabul sırasında kimliğini ibraz ederek kaydını yaptıran kişi, hekime başvuru sırasında başka bir kişiyi gönderebilir. Bu kişinin de kaydı yapılan kişiye ait T.C Kimlik Numarası, anne-baba adı, doğum tarihi ve yeri gibi bilgileri ezberleyip hekime beyan etmesi imkan dahilindedir.

Her nasıl, banka, tapu dairesi, vb başka kurumlara müracaat sırasında vatandaşlar ellerinde resimli kimlik belgeleri ile başvurarak işlem yaptırıyorlar ise Aile Hekimliği Birimlerine de aynı durumda başvurmaları gerekmektedir. Ancak, Aile Hekimlerinin  birçoğu, uzun yıllardır aynı yerde aynı kişilere hizmet vermeleri nedeniyle kişileri yakından tanımaktadırlar. Doğal olarak bu kişilerden resimli kimlik belgesi talep etmeleri zorunlu değildir.

Bu nedenle, E-Yoklama sisteminde yer alan , “Yükümlülerin T.C Kimlik Numarası, fotoğrafı ve tüm özlük bilgilerinin yükümlüye ait olduğunun tespiti ve onaylanması yasal olarak muayeneyi yapan ve raporu imzalayan hekime aittir” cümlesi uyarınca yükümlülerin T.C Kimlik Numaraları ve fotoğrafları ile kimlik tespitlerinin muayeneyi yapan hekim tarafından yapılması hukuken doğru bir uygulamadır. Ancak yükümlünün ÖZLÜK bilgilerinin kapsamının tereddütte neden olmayacak bir kesinlikte belirtilmediği için hekim tarafından sorgulanması yönünde sorumluluk yüklenmesinin hukuka aykırı olduğu düşüncesindeyim.

Öte yandan, her nasıl yükümlü Aile Hekimine yoklama için başvuruda bulunduğunda kimlik tespiti Aile Hekiminin sorumluluğunda ise, aynı şekilde kişi Askerlik Şubesine gittiğinde de orada görevli memur tarafından da aynı şekilde kimlik tespiti yapılmak zorundadır.

605 Toplam 26 Bugün

Bir cevap yazın

Or

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.