İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İdari Soruşturma Dosyası İdareden İstenebilir Mi?

Hakkında idari soruşturma başlatılan Aile Hekimi, soruşturma dosyasının bir suretini idareden isteyebilir mi? Aile Hekimi, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nu ilgi tutarak bu yönde talepte bulunabilir mi?

4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun uygulanmasına dair esas ve usulleri düzenleyen “Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas Ve Usuller Hakkında Yönetmelik” ve Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun 25.02.2005 tarih ve 2005/129 sayılı kararı uyarınca Aile Hekimlerinin, haklarında başlatılmış idari soruşturma kapsamındaki bilgi ve belgeleri isteme hakkı bulunmaktadır.

Yönetmeliğin 30. maddesinde belirtilen istisnalar dışında, bilgi ve belgeler Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca ilgili kişilere verilmek durumundadır:

İdari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler
Madde 30- Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idari soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması halinde;
a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak,
b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak,
c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek,
d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek,
bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.

Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun 25.02.2005 tarih ve 2005/129 sayılı kararı da şu şekildedir:

Kurulumuzun 05/07/2004 tarihli ve 2004/12 sayılı Kararı doğrultusunda ve
çağdaş kamu yönetimi anlayışının hakim olduğu ülkelerdeki uygulamalara bakıldığında,
kamu görevlileri için düzenlenen sicil raporu benzeri dosyaların üçüncü kişilere karşı gizli
tutulduğu, dosyanın ilgilisine karşı ise açık olduğunun görüldüğü; 4982 sayılı Bilgi Edinme
Hakkı Kanunu’nun da bu yönde atılmış bir adım olduğu, nitekim 4982 sayılı Kanunun
konuyla ilgili olarak, 15 inci maddesindeki “Yargı denetimi dışında kalan idari işlemlerden
kişinin çalışma hayatını ve mesleki onurunu etkileyecek nitelikte olanlar, bu Kanun kapsamına dahildir….
”, 18 inci maddesindeki “Sivil ve askeri istihbarat birimlerinin görev
ve faaliyetlerine ilişkin bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır. Ancak, bu bilgi
ve belgeler kişilerin çalışma hayatını ve meslek onurunu etkileyecek nitelikte ise,
istihbarata ilişkin bilgi ve belgeler bilgi edinme hakkı kapsamı içindedir.
”, 25 inci
maddesindeki “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi
personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler,
bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen
kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır
.” şeklindeki hükümlerinin de, kurum ve
kuruluşların kendi personeli hakkında sahip oldukları bilgi ve belgelerin üçüncü kişilere
karşı gizli tutulması, ancak bu bilgi ve belgeler ilgili kişinin çalışma hayatını ve meslek
onurunu etkileyecek nitelikte ise o kişiye açık olması, bir başka deyişle bilgi edinme hakkı
kapsamında ilgili personelin kendisiyle ilgili bilgi ve belgelere erişim hakkının bulunduğu
şeklinde anlaşılması
; dişer taraftan 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 5 inci
maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer
kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz
.” amir hükmü karşısında, 4982 sayılı
Kanun ile çelişen Yükseköğretim Üst Kuruluşları ve Yükseköğretim Kurumları Sicil
Yönetmeliği’nin hükümlerinin uygulanmasında özlük dosyaları ve sicil raporlarının
üçüncü kişilere karşı yine gizlilik prensibi içinde muhafazası ve fakat ilgili kamu
görevlisine karşı 4982 sayılı Kanun çerçevesinde açık olması, talep edilen sicil raporlarının
tasdikli birer suretinin adı geçene verilmesi gerektiği,
2- 4982 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin gizlilik dereceli bilgilerin başvuru
sahibinin erişimine açılmayacağına ilişkin bir hüküm ihtiva etmediği,
hususlarının Kırıkkale Üniversitesi Rektörlüğü’ne bildirilmesinin kabulüne. Karar:2005/129 Tarih:25/02/2005”

Danıştay içtihatları da, disiplin suçu teşkil eden fiillerle ilgili olarak ceza verilmeden önce soruşturma yapılmasının zorunlu olduğu yolunda olup, yapılacak soruşturmada olayla ilgili tanık ve soruşturulanın ifadelerinin alınması, isnat olunan fiille ilgili lehe ve aleyhe tüm delillerin araştırılması ve yasal süre içinde isnat olunan fiillerin bildirilerek soruşturulanın savunmasının alınması disiplin hukukunun temel ilkeleri arasında sayılmıştır. (İDDK, E.2014/2295, K.2017/768, 23/02/2017; 12.D., E.2012/8526, K.2013/9926, 9/12/2013; E.2015/654, K.2018/3551, 4/10/2018; 5.D., E.2016/7742, K.2018/16963, 30/10/2018) (AYM, 11/04/2019, E.2019/8, K.2019/26, §18)

Özetlemek gerekir ise, idare tarafından, hakkında idari soruşturma başlatmış olduğu Aile Hekiminin etkili savunma hakkını kullanabilmesi amacıyla, soruşturma konusu ile ilgili tüm bilgi ve belgeleri Aile Hekimine vermek zorundadır.

328 Toplam 12 Bugün

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

Or

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.