İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Genetik bilgilerimiz de hackelenebilir mi

National Geographic The Genographic Project, MyHeritage ve FamilyTreeDNA gibi internet siteleri, insanların genetik bilgilerini yüklemek, şecere araştırmalarını yapmak ve kayıp akrabalarını bulmak için popüler yerler haline gelmeye başladı. Bu sitelerin yaygınlaşması akla şu soruyu getirdi: Genetik bilgilerimiz de hackelenebilir mi?

Şecere siteleri nedir?

Şecere, yani soyağacı sorgulama denince birçoğumuzun aklına, E-Devlet kapısında Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından sunulan Alt-Üst Soy Bilgisi Sorgulama hizmeti geliyor elbet.

Oysa ki yurt dışında şecere sorgulaması DNA örnekleri ile bazı özel şirketler tarafından yapılmaktadır. Bunun ilk örneği, 2005 yılında başlatılan National Geographic The Genographic Project.

Proje kapsamında, özel bir test kişi aracılığı ile tükürük örneği alınarak kargo ile şirkete gönderiliyor. Anneden bebe geçen Mitekondrial DNA ve babadan bebeğe geçen Y kromozomu başta olmak üzere çeşitli DNA analizleri yapılmaktadır.

NG Geno 2.0 örnek toplama kiti
NG Geno 2.0 örnek toplama kiti

Şirkete tarafından, insanoğlunun ana vatanının 100 milyon yıl önce Afrika kıtası olduğu ve buradan çeşitli göç yolları ile diğer kıtalara göç ettikleri iddia edilmektedir.

NG'e göre göç yolları
NG’e göre göç yolları

National Geographic’in bu çalışması IBM ile birlikte yürütülmekte olup, herhangi bir ticari hedefi olmayan, tamamen bilimsel amaçlı bir çalışma olduğu iddia edilmektedir.

Ticari şecere şirketleri

FamilyTreeDNA

Ticari şecere şirketlerinin en bilineni ise, FamilyTreeDNA şirketi. Şirketin Türkiye için Genom Türkiye isminde özel bir sitesi de bulunmakta olup bu site aracılığı ile örnek toplamakta ve sonuçları sahiplerine ulaştırmaktadır.

Şirketin, Oğuz Türklerinin kökeni ve göç yollarını araştıran “Oghuz Turks” olarak isimlendirilen özel bir projesi de bulunmaktadır.

MyHeritage

Şecere siteleri arasında en dikkat çekeni ise, bir İsrail şirketi olan MyHeritage. Şirket, şecere hizmetinin yanı sıra, kalp krizi, meme kanseri, Tip-2 Diyabet, Kistik Fibrosiz gibi hastalıklara yönelik 27 genetik risk ve taşıyıcılık raporu da sunmakta.

Ancak, şirketin kullanım şart ve koşullar sözleşmesi incelendiğinde, kurulu olduğu ülke İsrail başta olmak üzere, Fransa, Almanya, Avusturya, İsviçre ve New York’ta yaşayan kişilere hizmet verilmemesi akla soru işaretleri getiriyor.

2018 yılında, 92 milyon kullanıcısının e-posta adres ve şifrelerinin hacklenmiş olması ancak DNA bilgileri hakkında herhangi bir bilgi verilmemesi soru işaretlerini artırmıştı.

Şecere şirketlerinin adli tıpta kullanımı

ABD’de, 1976-1986 yılları arasında 12 kişiyi öldürmek, 51 kişiye tecavüz etmek ve 120’den fazla evi soyma suçları ile aranmasına rağmen bir türlü yakalanamayan, “Golden State Katili“‘nin bir şecere şirketinin yardımı ile yakalanması dikkatleri bir kez daha bu şirketlere çevirmişti.

72 yaşındaki eski polis James DeAngelo’nun bir akrabası, soyağacını öğrenmek için DNA verilerini bir şecere sitesinde paylaştı. Sitedeki tüm verileri takibe alan polisler, buradaki akrabaların DNA verileriyle cinayet sırasında alınan DNA verilerini karşılaştırdı. Bu şekilde Golden State katilinin kimliğine ulaşıldı.

 

Genetik bilgilerimiz de bilgisayar korsanlarınca hackelenebilir mi?

BioRxiv sitesinde 22/10/2019 tarihinde yayımlanan Michael D. Edge ve Graham Coop imzalı “Attacks on genetic privacy via uploads to genealogical databases” başlıklı makale ile, şecere sitelerindeki kişisel bilgilerin güvenliklerinin tehlike altında olabileceğini iddia edildi.

Genetik bilgilerimiz de bilgisayar korsanlarınca hackelenebilir mi?
Genetik bilgilerimiz de bilgisayar korsanlarınca hackelenebilir mi?

Söz konusu siteler, kullanıcılar tarafından yüklenen DNA dizilerini, özel algoritmalar aracılığı ile kendi veritabanlarında bulunan dizilerle karşılaştırarak çalışırlar.  Genomumuz, atalarınızdan miras kalan bir parça mozaiktir. Mozaikteki büyük parçalar veya dizlimler, son atalarımızdan gelirler. Nesiller geçtikçe, eşleşen bu diziler daha küçük parçalara bölünür. 

Eğer büyük DNA dizisi parçalarını başkasıyla paylaşırsak, yeni bir atamızı da paylaşıyor olmamız kuvvetle muhtemeldir.

Coop ve Edge makalelerinde, kullanıcıları bu hizmetlere eriştiklerinde ne kadar bilgi verebileceklerinin tam olarak farkında olmaları konusunda uyarıyorlar.

Genetik bilgilerimizin hacklenmesi hangi sorunlara yol açabilir?

Genetik bilgilerimizin hacklenmesinin hangi sorunlara yol açabileceği hakkında tahminlerde dahi bulunmak gerçekten ürkütücü.

Muhtemel bir savaşta düşman devletler tarafından, Türk insanının genlerine duyarlı virüs üretip, askerlerimizde savaşacak güç bırakılmayabilir.

Vatandaşlarımız hasta edilerek, iş gücü kayıplarına neden olarak ülke ekonomisine zarar verilebilir.

Hatta ve hatta etnik sorunlar çıkartılarak Anadolu üzerinde hak talebinde bulunulabilir.

Sonuç olarak: Genetik bilgilerimizin hacklenmesine gerek yok

40 yıldır aranan bir seri katilin, bir akrabasının kendi DNA bilgisini şecere şirketine vermesi ve bu bilginin FBI (ABD Federal Polisi) ile paylaşılması sonucu yakalanması, bilgilerin yabancı devletler tarafından güvenlik gerekçesi ile erişilebilir olduğunun göstergesidir.

E-posta adresimiz ve cep telefon numaramızı internet sitelerine vermeden önce 2 kez düşünürken, ailemizin ve toplumuzun en kıymetli bilgisi olan DNA bilgimizi yabancı ülkelerde kurulu şirketlere kendi ellerimiz ile teslim etmenin akıllıca olmadığına inanıyorum.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.