İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Evlilik Öncesi Sağlık Raporu ve Testler

Last updated on 12/06/2019

Evlilik Öncesi Sağlık Muayenesi ve Sağlık Raporu zorunlu mudur? Hangi hastalıklar evlenmeye engeldir? Kan testleri ve Akciğer Filmi zorunlu mudur? Belediye Nikah Memurlarının kan testlerini isteme yetkileri var mıdır? Evlilik için sağlık raporu vermeye hangi hekimler yetkilidir? Nikah için sağlık raporu başka ilden alınabilir mi?

1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 122inci maddesi uyarınca, evlenecek erkek ve kadınların evlenmeden evvel tıbbi muayeneye tabi tutulmaları zorunlu olup, 123üncü madde uyarınca da Frengi, Belsoğukluğu, Yumuşak Şankr, Cüzzam ve Akıl Hastalıklarının evlenmeye engel oldukları hüküm altına alınarak kanuni çerçeve çizilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 125inci maddesi ile ayırt etme gücüne sahip olmayanların evlenemeyecekleri, 133üncü maddesi ile de akıl hastalarının evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporu ile anlaşılmadıkça evlenemeyecekleri hüküm altına alınmıştır.

1593 sayılı Kanun’un yine 122inci maddesi ile, yapılacak muayenenin ayrıntılarının da Cumhurbaşkanınca çıkarılacak bir yönetmelik ile düzenlenmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Ancak konu ile ilgili yayımlanmış güncel bir yönetmelik bulunmadığı için 17/8/1931 tarihli ve 11682 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Evlenme Muayenesi Hakkında Nizamname”de yer alan hususlar doğrultusunda muayeneler yapılmaktadır.

07/11/1985 tarih ve 18921 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Evlendirme Yönetmeliği” ise,  nikah işlemlerini yürütecek görevlilerin tespitine ve bunların yetkilerine, evlendirmeye esas olacak dosyaların düzenlenmesine evlenmeye itiraza, evlenmenin yapılmasına, tören yerlerine, evlendirme daire ve memurlarının denetlenmesine dair esas ve usuller çerçevesinde evlendirme işlemlerinin nüfus hizmetlerinin bütünlüğü içerisinde yürütülmesini sağlamak amacıyla düzenlenmiş olup, evlenecek kişilerin taşımaları gereken sağlık şartları ile ilgili hiçbir düzenleme içermemektedir. Aksine Yönetmeliğin 20inci maddesi e fıkrası ile, sağlık raporuyla ilgili usul ve esasların, sağlık alanındaki değişen ve gelişen şartların da dikkate alınmak suretiyle Sağlık Bakanlığınca yayımlanacak genelgeyle ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır.

3960 sayılı Kalıtsal Kan Hastalıkları ile Mücadele Kanunu ile Yasa Koyucu tarafından idareye, kalıtsal kan hastalıklarından Thalessemia ve Orak hücreli anemi dahil olmak üzere, bütün kalıtsal kan hastalıklarıyla ve engelliliğe yol açan diğer kalıtsal hastalıklarla koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında mücadele yönünde görev ve yetki verilmiştir. Söz konusu Kanun’a dayanılarak Sağlık Bakanlığı tarafından 2002 yılından beri 41 ilde Evlilik Öncesi Hemoglobinopati Kontrol Programı yürütülmekte olup, söz konusu program 01.11.2018 tarihinde 81 ilimizde uygulanmaya başlanmıştır.

Ancak sahada, vatandaşlarımızın Anayasa ile güvence altına alınmış hak ve özgürlüklerine müdahale boyutuna ulaşan hukuka ve hizmetin gereklerine aykırı hatalı iş ve işlemlerin tesis edildiği görülmektedir.

Yaşanan tereddüt ve hatalı uygulamaları bir nebze olsun giderebilmek için soru cevap şeklinde konunun hukuki ve idari yönlerini bir araya toplamak istedim.

1.Hangi hastalıklar evlenmeye engeldir?

Hangi hastalıkların evlenmeye engel olduğu, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 123üncü, 124üncü maddelerinde ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 133üncü maddesinde açıkça belirtilmiştir.

1593 sayılı kanun:

          Madde 123 – Frengi, belsoğukluğu ve yumuşak şankr ve cüzzama ve bir marazı akliye müptela olanların evlenmesi memnudur. Bu hastalıklar usulü dairesinde tedavi edilip sirayet tehlikesi geçtiğine veya şifa bulduğuna dair tabip raporu ibraz olunmadıkça musapların nikahları aktolunmaz.

          Madde 124 – İlerlemiş sari vereme musap olanların nikahı altı ay tehir olunur. Bu müddet zarfında salah eseri görülmezse bu müddet altı ay daha temdit edilir. Bu müddet hitamında alakadar tabipler her iki tarafa bu hastalığın tehlikesini ve evlenmenin mazarratını bildirmeğe mecburdur.


            Kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere şu hastalıklar evlenmeye engeldir:

Frengi (Sfiliz)
Belsoğukluğu (Gonore)
Yumuşak şankr (Şankroid)
Cüzzam
Akıl Hastalıkları

4721 sayılı Kanun:

Madde 133- Akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbî sakınca bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemezler.

Söz konusu hastalıklar, evlenmeye süresiz olarak engel değillerdir. Bu hastalıkların tespiti halinde kişilere bilgi verilmesi, tedaviye başlanması, tedavi sırasında bulaşıcılık tehlikesinin geçmesi veya şifa ile sonuçlanması durumuna kadar evlenme ertelenmesi gerekmektedir.

Ancak, 1593 sayılı Kanun’un yayımlandığı 1930 tarihinde bugün bilinen Hepatit, AIDS,  Zika gibi üzere hayatı tehdit edici bulaşıcı hastalıklar ile gelecek kuşaklara da kalıtımsal yoldan geçen genetik hastalıkların bilinmemesi göz önüne alındığında, Kanun’un güncel tıp ilmi doğrultusunda güncellenmesi, söz konusu yeni tanıları konulan hastalıkları taşıyan kişilerin evlenme muayenesi sırasında çift taraflı bilgilendirilmelerinin nasıl olacağı hususunda ivedi bir şekilde düzenleme yapılması gerektiğine inanmaktayım.

2.Evlenmeye engel hastalıkların tespiti halinde ne yapılmalıdır?

Yukarıda belirtilen hastalıkların tespiti halinde, tanının kesinleştirilmesi ve tedavinin başlanması için kişinin ilgili branş uzmanına sevki gerekmektedir.

Burada dikkatlerden kaçan 2 önemli husus bulunmaktadır;

Bunlardan birincisi, Kanunlarda yer verilen Akıl Hastalıklarının hangilerinin evlenmeye engel olduğu ile ilgili olarak alt mevzuatlarda herhangi bir düzenlemenin yapılmamış olmasıdır. Bir başka deyiş ile kişide Yaygın Anksiyete Bozukluğu, Bipolar Bozukluk ve Şizofreni gibi hastalıkların bulunması halinde, bu hastalıkların hangilerinin evlenmeye engel oldukları ile ilgili bir düzenleme bulunmamaktadır.

Oysa ki, evlenecek kişilerin her şeyden önce ayırt etme gücüne sahip olmaları gerekmektedir. Nitekim 4721 sayılı Kanun’un 125inci maddesinde “Ayırt etme gücüne sahip olmayanlar evlenemez” hükmü yer almaktadır. Buradaki “Ayırt etme gücü“nden kasıt, kişinin evliliğin anlam ve önemini anlayabilecek, yükümlülüklerini taşıyabilecek yaş ve olgunluğa erişmiş olmasıdır. İşte bu nedenle, evlenmeye engel akıl hastalıklarının hangileri olduğu ve bu hastalıkların ağırlık derecelerinin hangi seviyede ayırt etme gücünü olumsuz etkileyerek evlenmeye engel olacağı yönünde bir düzenleme yapılması gerekmektedir.

İkinci husus ta, Psikiyatri Uzmanına sevk edilen kişilerin sadece psikiyatri uzmanı tarafından değerlendirilmesi ve evlenmeye engel durumlarının olmadığı yönünde tek tabip olarak yazılı görüş belirterek, kişinin ilk muayenesini yapmış olduğu hekime geri gönderilmesidir. Bu uygulama, 4721 sayılı Kanun’un 133üncü maddesine aykırıdır. Kişilerin evlenmeye uygun olup olmadıklarının kararı tek tabip olarak Psikiyatri uzmanları tarafından değil SAĞLIK KURULU tarafından verilmesi gerekmektedir.

3. Kan testleri zorunlu mudur? Kan testleri için aç karnına olmak gerekli mi?

Kişilerin kan tetkiklerine rıza göstermeme hakları bulunmaktadır. Ayrıca bazı teknik sebeplerden ötürü kısa sürede kan tetkiki yapılamayabilir veya sonucu gecikebilir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile kişilere verilen Evlenme hakkını en kısa sürede kullanmaları, kamu görevlisi olarak ta buna saygı göstermemiz gerekmektedir.

Anayasa’nın 13üncü maddesinde “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” ve 17inci maddesi ikinci fıkrasında yer alan “Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.” hükümleri yer almaktadır.

Kan testleri, kişilerin vücut bütünlüklerine bir müdahale olması nedeniyle, Anayasa’nın 13üncü ve 17inci maddeleri göz önüne alındığında, ancak kanunlarda açık hüküm olması halinde rızaları dışında zorla yapılabilir. Eğer kanunlarda açık hüküm yok ise kişilerin rıza göstermeleri gerekmektedir.

Kaldı ki, Evlenme Muayenesi Hakkında Nizamname’de 3.,4. ve 5. Maddelerde evlenme muayenesinin usul ve esasları aşağıdaki şekilde belirlenirken ilk kriterin “şüphe” olduğunun altı birkaç kez çizilmiştir.

Madde 3 – Evlenme muayenesi aşağıdaki tarzda icra olunur. Tabip her şeyden evvel evlenme namzedinin ahvali umumiyesine, görünüşüne bakacak ve Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 123 ve 124 üncü maddelerinde zikrolunan hastalıklardan biriyle malül olduğu şüphesini verecek asar ve emare görmediği takdirde erkeklerde ve kadınlarda başka başka tarzda olmak üzere muayeneleri icra edilecektir.

Madde 4 – Erkeklerde yapılacak muayenede:
1 – Ağızda: yanak ve dudakların gışayı muhatileri dil ve dilin altı, damak ve bel’um;
2 – Sadır batın ve zahirde cilt (bunlar gözle muayene olunacaktır);
3 – Koltukaltı, kasık ve dirsek ukdeleri;
4 – Kadipte: İhlilin tazyikile ifrazın çıkıp çıkmadığı;
5 – Dizlerin aksülamelleri dikkatle muayene olunacaktır.

Madde 5 – Kadınlarda ağız muayenesi erkeklerde olduğu gibidir. Bakirelerde bu muayeneden başka yalnız dirsek ukdelerinin muayenesile iktifa olunur.
 Madde 6 – 4 üncü ve 5 inci maddelerde yazılı muayenelerde namzedin evlenmemeye mani hastalıklardan biriyle malül olduğuna dair delil ve emareler görüldüğü veyahut yalnız bu muayenelerle kanaat hasıl olamadığı takdirde muayene şu suretle tamik olunur.

Verem şüphesinde: Sadra kar’üisga yapılacak ve namzedin tabibin gözü önünde balgamı alınacak,
Frengi şüphesinde: Frengi Tedavi ve Talimatnamesinin fazlı mahsusunda zikrolunduğu veçh üzere kan,
Belsoğukluğu şüphesinde: İhlil ifrazatı alınarak muayeneye gönderilecektir.
Cüzzam ve akıl hastalıkları şüphesinde: Tabip fennin gösterdiği müteamil usulleriyle tefahhüsatını tamik edecek ve karar ittihazı için icabında namzedi bir mütehassısa sevkedecektir.
Laboratuar muayenesi yapılmayan yerlerde tabip bunu raporunda derceder.

Nizamname’den de anlaşıldığı üzere kan tetkikleri zorunlu olmayıp, yapılan muayene ile şüphe duyulması halinde yapılacaktır.

Ayrıca kan testleri için aç karnına olmaya gerek yoktur.

4. Hemoglobinopati Tarama Programı için kan testi alınması zorunlu mudur?

Yukarıda da belirttiğim üzere, 3960 sayılı Kalıtsal Kan Hastalıkları ile Mücadele Kanunu ile Yasa Koyucu tarafından idareye, kalıtsal kan hastalıklarından Thalessemia ve Orak hücreli anemi dahil olmak üzere, bütün kalıtsal kan hastalıklarıyla ve engelliliğe yol açan diğer kalıtsal hastalıklarla koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında mücadele yönünde görev ve yetki verilmiştir.

Ancak, Kanun sadece 1 maddeden ibaret olup, idareye verilen görev ve yetkilerin herhangi bir çerçevesi çizilmemiştir.

Madde 1 – Devlet, kalıtsal kan hastalıklarından thalessemia ve orak hücreli anemi dahil olmak üzere, bütün kalıtsal kan hastalıklarıyla ve engelliliğe yol açan diğer kalıtsal hastalıklarla koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında mücadele eder. Bunun için gerekli ödenek Sağlık Bakanlığı yılı bütçesine konulur.

Kalıtsal kan hastalıklarıyla ve özürlülüğe yol açan diğer kalıtsal hastalıklarla koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında mücadele için gerekli önlemler ve bu konuda uygulanacak usûl ve esaslar Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

3960 sayılı Kanun’un uygulanma usul ve esasları 24.10.2002 tarih ve 24916 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Kalıtsal Kan Hastalıklarından Hemoglobinopati Kontrol Programı ile Tanı ve Tedavi Merkezleri Yönetmeliği” ile düzenlenmeye başlanmıştır.

Ancak, Yönetmelik’te Birinci basamak kuruluşları; Bakanlığa bağlı Sağlık Ocakları ile Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezleri, Tarama Merkezleri ve yine Bakanlığa bağlı Hemoglobinopati Tanı Merkezleri olarak tanımlanmış olup, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu ile Aile Hekimliği Hizmeti sunmak üzere hizmet sözleşmesi aracılığı ile görev yapan Aile Hekimleri ve Aile Sağlığı Çalışanları ile ilgili herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.

Öte yandan, Yönetmelik’te kişilerin tarama testine rıza göstermemeleri durumunda hangi işlemlerin yapılması gerektiği ile ilgili herhangi bir düzenleme de bulunmamaktadır.

Bu nedenle, Yönetmeliğin Anayasa’nın 13 ve 17inci maddeleri ile 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu ve Anayasa Mahkemesinin son yıllardaki kararları göz önüne alınarak güncellenmesi gerekmektedir.

5. Kişiler kan tetkikine rıza gösterdiler ve kan numuneleri alındı. Ancak daha sonra özel nedenlerden dolayı kişiler tetkik sonuçlarını bekleyemeyeceklerini beyan edip rapor talep ettiler. Tetkik sonuçlarını beklemek zorunda mıyız?

Yukarıda da belirttiğim üzere evlilik muayenelerinde hiçbir tetkik rutinde zorunlu değildir. Eğer fizik muayene bulguları ile şüphe hasıl olmuş ise kan tetkiklerine gerek duyulur.

1593 sayılı Kanun’un 103üncü maddesinde yer alan “Vücudun hangi kısmında ve ne şekilde tezahür ederse etsin frengi, belsoğukluğu ve yumuşak  şankr müptela her şahıs kendisini Türkiye’de sanat icrasına mezun bir tabibe tedavi ettirmeğe mecburdur” hükmü örnek olarak ele alınır ise, Kanun’da yer verilen bulaşıcı hastalıkların tedavileri zorunlu olup, kişilere tedaviden kaçınma yönünde herhangi bir rıza ehliyeti verilmemiştir.

Eğer, evlenecek çiftlerde, bulaşıcı bir hastalık şüphesi yok ise, kan tetkikleri alınmış, kişilerin iletişim bilgileri kayıt altına alınmış ise, tetkik sonuçlarının çıkmaları beklenmeden rapor verilmesi mümkün olabilir.

Ancak, Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan Evlilik Öncesi Hemoglobinopati Tarama Programı Saha Rehberi’nin 5inci sayfasında yer alan aşağıdaki ifadeler kafa karıştırıcıdır:

“Eş adayları tarafından ya da laboratuvar tarafından aile hekimine iletilen tarama sonuçları, AHBS’deki sonuç kısmına aile hekimince işlenecektir. Erkek eş adayının tarama sonucu taşıyıcı ya da şüpheli çıktığında, kadın eş adayına da tarama testi uygulanması gerekmektedir. Kadın eş adayının tarama sonucu görülmeden erkek eş adayının evlilik raporu düzenlenmemelidir. Eşlerin her ikisinin taşıyıcı çıkması evliliğe engel bir durum olmamakla birlikte, her iki eş adayına ait tarama sonuçları çıktıktan sonra, sonuç ne olursa olsun evlilik raporu düzenlenebilir. Mutlaka danışmanlık verilmelidir.”

Kanunlarda da belirtildiği üzere evliliğe engel olmayan bir durum için, kişilerin evlilik taleplerinin geciktirilmesi, kişilerin hak ve özgürlüklerine hukuk dışı bir müdahale olacaktır.

6. Kişileri rutin olarak Verem Savaş Dispanserine göndermek veya Akciğer Grafisi çektirmek zorunlu mudur?

Yukarıda Nizamname’nin ilgili maddesinde de anlaşılabileceği üzere, sadece Verem şüphesi halinde kişilere balgam kültürü testi yapılabilir ve Akciğer grafisi çekilebilir.

Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Tüberküloz Dairesi Başkanlığı’nın 31/10/2017 tarih ve 149-E.591 sayılı görüş yazısında da, Tüberküloz Danışma Kurulu toplantısında alınan kararlar dayanak gösterilerek, “Evlenecek çiftler de tüberküloz açısından risk grubuna dahil olmadıkları için evlilik öncesi tüberküloz için rutin taramaya gerek yoktur. Ancak evlenecek çiftlerin tüberküloz açısından bilgilendirilmesi ve isteyenlerin taranmasına karar verilmiştir.” şeklindeki güncel görüşü aynı yöndedir.

Bu nedenle evlenecek çiftlerin rutin olarak Verem Savaş Dispanseri’ne sevk edilmelerine veya Akciğer Grafisi çekilmelerine gerek yoktur.

7. Nikah memurları veya muhtarların tetkik sonuçlarını isteme yetkileri var mıdır?

Bazı il ve ilçe belediyeleri tarafından, evlenme muayenesi sonrası kişilere verilecek sağlık raporlarında “Hemoglobin Elektroforezi yapılmıştır, şahsa kalıtsal kan hastalıkları konusunda bilgilendirme yapılmıştır” ibaresi talep edilmekte, söz konusu ibarenin yer almaması durumunda çiftlere evlilik izninin verilmemektedir. Hatta bazı il sağlık müdürlükte tarafından sağlık kurumlarına bu yönde yazılı ve sözlü talimatlar da verilmeye başlanmıştır.

Söz konusu uygulama ve talepler hukuka aykırıdır.

07/11/1985 tarih ve 18921 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Evlendirme Yönetmeliği”, nikah işlemlerini yürütecek görevlilerin tespitine ve bunların yetkilerine, evlendirmeye esas olacak dosyaların düzenlenmesine evlenmeye itiraza, evlenmenin yapılmasına, tören yerlerine, evlendirme daire ve memurlarının denetlenmesine dair esas ve usuller çerçevesinde evlendirme işlemlerinin nüfus hizmetlerinin bütünlüğü içerisinde yürütülmesini sağlamak amacıyla düzenlenmiş olup, evlenecek kişilerin taşımaları gereken sağlık şartları ile ilgili hiçbir düzenleme içermemektedir.

Aşağıda görüldüğü üzere, Yönetmeliğin 20inci maddesi e fıkrası ile, sağlık raporuyla ilgili usul ve esasların, sağlık alanındaki değişen ve gelişen şartların da dikkate alınmak suretiyle Sağlık Bakanlığınca yayımlanacak genelgeyle ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır.

Evlenme Dosyalarında Bulunacak Belgeler
Madde 20 –Evlenme dosyasına aşağıdaki belgeler konulur:
a) Beyanname (İzin belgesi talebinde evlenme izin belgesi iki örnek olarak düzenlenir.)
b) (Mülga: 29/12/2014-2014/7126 K.)
c) Resmî veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarından alınacak sağlık raporu/resmi sağlık kurulu raporu.
ç) Rıza belgesi.
d) Vesikalık fotoğraf.
e) Nüfus kayıt örneği veya evlenme ehliyet belgesi.

Sağlık raporu alınmaması durumunda evlenme yapılamaz. Sağlık raporuyla ilgili usul ve esaslar, sağlık alanındaki değişen ve gelişen şartlar da dikkate alınmak suretiyle Sağlık Bakanlığınca yayımlanacak genelgeyle belirlenir.

Akıl hastalarının evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla belgelendirilir.

Öte yandan, Sağlık Raporu formatı (nikah sağlık raporu örneği) başta olmak üzere, muayene usul ve esaslarını belirleyen Sağlık Bakanlığı’nın 18.03.2002 tarih ve 4134 sayılı Genelgesi sonrası güncel ve kapsamlı bir Genelge bulunmamaktadır.

Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, Kadın ve Üreme Sağlığı Daire Başkanlığı’nın 2013 yılında yayımlamış olduğu “Evlilik Öncesi Muayene ve Danışmanlık Rehberi“nin 24üncü sayfasında “1593 Sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, 11682 Sayılı Evlilik Nizamnamesi, 9747 Sayılı Evlendirme Yönetmeliği ve 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca hazırlanan” üst bilgisi ile “Evlilik Öncesi Sağlık Raporu” yer almaktadır. Ancak bu rapor formatı bilinmeyen nedenlerden dolayı yaygınlaşmamıştır.

Sahada kaynakları teyit edilememiş birçok sağlık raporu formatı kullanılmakta olup birçoğunun da hukuki geçerlilikleri de sakattır.

02.05.2017 tarih ve 23642684-010.99-E.99-835 sayılı Makam Oluru ile yürürlüğe giren “Sağlık Raporlarına İlişkin Usul ve Esaslar” kitapçığında da Evlenme Muayeneleri ve Evlenme Sağlık Raporları ile ilgili herhangi düzenleme yer almamaktadır

Konu, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Evlendirme Yönetmeliği Uygulaması Kitapçığı’nda da ayrıntıları ile belirtilmektedir.

8. Evlilik için sağlık raporu, nikahın kıyılacağı il veya ilçe belediye sınırları içerisindeki hekimlerden mi alınmalıdır? Nikah için sağlık raporu başka ilden alınabilir mi?

Bir üstteki maddede belirtmiş olduğumuz mevzuatlarda böyle bir hüküm bulunmamaktadır. Usulüne uygun tanzim edilmiş sağlık raporlarını evlenme memurlarının kabul etmeme yetkileri yoktur.

Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun 28.08.2015 tarihli ve 1835 sayılı yazısı ve İç İşleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün 09/09/2015 tarih ve 102.99-E.79734 sayılı Evlilik Sağlık Raporu (3737) konulu yazısında da belirtildiği üzere kişilerin evlendirme memurluğunun bulunduğu yer dışındaki sağlık birimlerinden evlenmeye esas rapor talep etmelerinde engel bir husus bulunmamaktadır.

İç İşleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün 09/09/2015 tarih ve 102.99-E.79734 sayılı Evlilik Sağlık Raporu (3737) konulu yazısı

9. Eşlerden birinde Hepatit B, Hepatit C, veya AIDS gibi hastalıklardan biri çıkması durumunda eşlerden diğerine bilgi vermek gerekir mi ?

1593 sayılı Kanun’un 124üncü maddesinde, ilerlemiş Verem hastalığının bulunması halinde evliliğin 6 ay ertelenmesi gerektiği, bu süre zarfında ilgili tabipler tarafından her iki tarafa da hastalığın tehlikesi ve zararları hakkında bilgi verilmesi hüküm altına alınmıştır. Söz konusu hükümden, evlenecek çiftlerden birisinde Verem hastalığının bulunması halinde diğerine de bilgi verilmesi anlaşılmaktadır.

Ancak Kanun’un yayımlandığı 1930 tarihinde Verem hastalığı dışında AIDS hastalığı başta olmak üzere hayatı tehdit edici bulaşıcı hastalıkların bilinmemesi göz önüne alındığında, Kanun’un güncel tıp ilmi doğrultusunda güncellenmesi, söz konusu yeni tanıları konulan hastalıkları taşıyan kişilerin evlenme muayenesi sırasında çift taraflı bilgilendirilmelerinin nasıl olacağı hususunda ivedi bir şekilde düzenleme yapılması gerektiğine inanmaktayım.

10. Evlenecek çiftlerden birisinde Epilepsi hastalığı var. Bunu karşı tarafa bildirmeli miyim?

Elbette hayır. 1593 sayılı Kanun’da tarif edilen hastalıklar dışında kimsenin sağlık bilgisi başka bir kişiye açıklanamaz. Aksi yönde hareket 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 136 ve 137inci maddeler uyarınca suçtur.

11. Evlilik İçin Sağlık Raporu vermeye hangi hekimler yetkilidirler?

1593 sayılı Kanun’un 122inci maddesinde yer alan, “Evlenecek erkek ve kadınlar evlenmeden evvel tıbbi muayeneye tabidir. Bu muayenenin sureti icrası ve teferrüatı hakkında Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletince bir nizamname neşrolunur.” hükmü yer almakta iken, 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 9 uncu maddesiyle, bu maddede yer alan “Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletince bir nizamname” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik” şeklinde değiştirilmiştir.

Kanun’un ilk hali ile verilen yetki ile, 17/8/1931 tarihli ve 11682 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Evlenme Muayenesi Hakkında Nizamname’de yer alan hususlar doğrultusunda muayeneler yapılmaktadır. 700 sayılı KHK ile Kanun’da yapılan değişiklik sonrası Evlenme Muayenelerinin usul ve esasları ile ilgili henüz herhangi bir Yönetmelik yayımlanmadığı için Nizamname halen yürürlüktedir.

Nizamname’nin 2inci ve 12inci maddeleri şu şekildedir;

Madde 2 – Hususi tabiplerin ve hükümet tabibinden gayrı etibbayı resmiyenin verdiği sıhhat raporları mahalli hükümet tabipliği veya vekili tarafından tasdik edilmedikçe muteber olmaz. Hükümet tabipleri bu raporları tasdik etmezden evvel mevcut kuyudattan hakkında sıhhat raporu verilen evlenme namzedinin Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 123 ve 124 üncü maddelerinde mezkür evlenmeğe mani hastalıklardan biriyle malül olup olmadığını araştıracaklardır. Hükümet tabipliğinin resmi mühürünü ve tabibin imzasını havi olmayan sıhhat raporları muteber değildir.

Madde 12 – Hususi tabipler tarafından evlenme muayeneleri de bu Nizamname hükümlerine tevfikan yapılır. Hususi tabipler tarafından da evlenme namzedinin hüviyeti tahkik ve kendisi muayene edilmeden sıhhat raporu verilmesi memnudur.

Görüldüğü üzere, özel tabipler de Evlenme Muayenesi yapma ve akabinde sağlık raporu tanzim etmeye yetkilidirler. Ancak tanzim edilen raporların Hükümet Tabibi tarafından onaylanma zorunluluğu halen devam etmektedir.

Öte yandan, Devlet Hastanelerinde ve Toplum Sağlığı Merkezlerinde görev yapan hekimler ile Aile Hekimlerinin tanzim etmiş oldukları raporların hukuki durumları da tartışmaya açıktır.

Danıştay 17. Dairesinin E:2015/10968, K:2016/445, 28/01/2016 kararında, gerek 5258 sayılı Yasa’da, gerek 1593 sayılı Yasa’da, Hükümet Tabibinin Aile Hekimi veya Toplum Sağlığı Merkezi Hekimi olduğuna ilişkin herhangi bir düzenleme olmadığının altı çizilerek, Aile Hekimlerinin ve Toplum Sağlığı Merkezi Tabiplerinin Hükümet Tabibi sıfatı ile Defin Ruhsatı vermelerini hukuka aykırı bulmuştur. Bunun üzerine aynı gerekçe ile Yasa Koyucu tarafından 6745 sayılı Kanun ile 1593 sayılı Kanun’un 216ıncı maddesi değiştirilmiştir.

1593 sayılı Kanun’un diğer maddelerinde ve Nizamname’de Hükümet Tabibi tanımlamasının halen mevcudiyetini koruması göz önüne alındığında, Aile Hekimlerinin tanzim etmiş oldukları Evlilik Raporlarını tasdik etmekle hükümlü merciinin neresi olduğu hususunda hukuki bir boşluk oluşmaktadır.

Bu nedenle en kısa sürede Evlenme Muayenesi Hakkında Yönetmelik yayımlanmalıdır.

12. Evlilik İçin Sağlık Raporu ne kadar süre geçerlidir?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda Evlenme Başvurusu şu şekilde düzenlenmektedir;

ÜÇÜNCÜ AYIRIM
EVLENME BAŞVURUSU VE TÖRENİ

A. Başvuru
I. Başvuru makamı
Madde 134- Birbiriyle evlenecek erkek ve kadın, içlerinden birinin oturduğu yer evlendirme memurluğuna birlikte başvururlar.
Evlendirme memuru, belediye bulunan yerlerde belediye başkanı veya bu işle görevlendireceği memur, köylerde muhtardır.

II. Şekli
Madde 135- Başvuru, evlenecekler tarafından yazılı veya sözlü olarak yapılır.

III. Belgeler
Madde 136- Erkek ve kadından her biri, nüfus cüzdanı ve nüfus kayıt örneğini, önceki evliliği sona ermiş ise buna ilişkin belgeyi, küçük veya kısıtlı ise ayrıca yasal temsilcisinin imzası onaylanmış yazılı izin belgesini ve evlenmeye engel hastalığının bulunmadığını gösteren sağlık raporunu evlendirme memurluğuna vermek zorundadır.

IV. Başvurunun incelenmesi ve reddi
Madde 137– Evlendirme memuru, evlenme başvurusunu ve buna eklenmesi gereken belgeleri inceler. Başvuruda bir noksanlık görürse bunu tamamlar veya tamamlattırır.
Başvurunun usulüne uygun olarak yapılmadığı veya evleneceklerden birinin evlenmeye ehil olmadığı ya da evlenmeye yasal bir engel bulunduğu anlaşılırsa, evlenme başvurusu reddolunur ve durum evleneceklere yazıyla hemen bildirilir.

V. Redde itiraz ve yargılama usulü
Madde 138- Evleneceklerden her biri evlendirme memurunun ret kararına karşı mahkemeye başvurabilir. İtiraz, evrak üzerinde incelenip kesin karara bağlanır.
Ancak, mutlak butlan sebeplerinden birinin bulunduğuna ilişkin ret kararlarına karşı açılan davalar, basit yargılama usulüyle görülür.

B. Evlenme töreni ve tescil
I. Koşulları

1. Evlenme izni
Madde 139- Evlendirme memuru, evlenme koşullarının varlığını tespit ederse veya ret kararı mahkemece kaldırılırsa, evleneceklere evlenme gün ve saatini bildirir veya isterlerse evlenme izni belgesini verir.Evlenme izni belgesi, verildiği tarihten başlayarak altı ay içinde evleneceklere herhangi bir evlendirme memuru önünde evlenebilme hakkı sağlar.

2. Evlenmenin yapılamaması
Madde 140- Evlenme koşullarının bulunmadığının anlaşılması veya belgelerin verilmesinden başlayarak altı ayın geçmesi hâlinde, evlendirme memuru evlenme törenini yapamaz.

Kanun hükmünden de anlaşılabileceği üzere, evlenecek çiftler sağlık raporu ile evlendirme memuruna başvuruda bulunmak zorundalar. İlk başvuru sırasında düzenlenen “Evlenme İzni Belgesi” ile 6 ay içerisinde başka bir ilçede nikah kıyılması mümkündür. Ancak, 6 ay süresi sonunda söz konusu izin iptal olmaktadır.

İşte bu noktada, hekimler tarafından tanzim edilen sağlık raporunun 6 ay sonra geçerli olmadığı iddiası ile çiftler tekrar sağlık muayenesine zorlanmaktadırlar.

Bu konuda görüş bildirmeye yetkili tek makamın Sağlık Bakanlığı olduğu aşikardır. Ancak bu yönde herhangi bir mevzuat veya yazılı görüşe ulaşılamamıştır.

13. Belediye, özel hastanelerden alınan sağlık raporu kabul  etmiyor. Devlet hastahanesinden alınacak raporlarda ise mutlaka aile hekimi olan doktorun onayı ve kaşesi istenmekte. Bu durum hukuka uygun mudur?

Yukarıda belirtmiş olduğum mevzuatlar dikkatle incelendiğinde, belediyenin iddialarının hukuki zeminin olmadığı açıkça görülmektedir. Dilekçe ile belediyeye başvurarak, iddialarının dayanaklarını size yazılı olarak vermelerini talep ediniz.

14. Bazı belediyeler, 65 yaş üstü kişilerden, evlenmelerine mani ruhsal durumlarının olmadığını belirten tam teşekküllü Devlet Hastanelerinden sağlık kurulu raporu istemekteler. Bu istek hukuka uygun mudur?

Yukarıda belirtmiş olduğum mevzuatlar dikkatle incelendiğinde, mevzuatlarda yer alan sağlık kurulu raporunun, kişide akıl hastalığı olup da evlenmesinde tıbbi sakınca bulunup bulunmadığına ilişkin bir rapor olarak belirtildiği,  akıl sağlığı yerinde olan 65 yaşını doldurmuş olan vatandaşlardan da aynı kapsamda sağlık kurulu raporu istenmesinin ilgili madde hükmünü yetkisiz bir şekilde genişletmek olduğu, kanun hükmünde yer almayan bir istisnanın bazı belediyelerce  uygulama yoluyla yapılmasının hukuka aykırı olduğu görülmektedir.

Kaynaklar:

1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu:
http://www.mevzuat.gov.tr/Metin1.Aspx?MevzuatKod=1.3.1593&MevzuatIliski=0&sourceXmlSearch=&Tur=1&Tertip=3&No=1593

Evlenme Muayenesi Hakkında Nizamname:
http://www.mevzuat.gov.tr/Metin1.Aspx?MevzuatKod=2.3.11682&MevzuatIliski=0&sourceXmlSearch=Evlenme%20Muayenesi%20Hakk%C4%B1nda%20Nizamname&Tur=2&Tertip=3&No=11682

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu:
http://www.mevzuat.gov.tr/Metin1.Aspx?MevzuatKod=1.5.4721&MevzuatIliski=0&sourceXmlSearch=&Tur=1&Tertip=5&No=4721

Evlendirme Yönetmeliği:
http://www.mevzuat.gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=3.5.859747&MevzuatIliski=0&sourceXmlSearch=Evlendirme%20Y%C3%B6netmeli%C4%9Fi

3960 sayılı Kalıtsal Kan Hastalıkları ile Mücadele Kanunu:
http://www.mevzuat.gov.tr/Metin1.Aspx?MevzuatKod=1.5.3960&MevzuatIliski=0&sourceXmlSearch=&Tur=1&Tertip=5&No=3960

Kalıtsal Kan Hastalıklarından Hemoglobinopati Kontrol Programı ile Tanı ve Tedavi Merkezleri Yönetmeliği:
http://www.mevzuat.gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=7.5.4936&MevzuatIliski=0&sourceXmlSearch=Kal%C4%B1tsal%20Kan%20Hastal%C4%B1klar%C4%B1ndan%20Hemoglobinopati%20Kontrol%20Program%C4%B1%20ile%20Tan%C4%B1%20ve%20Tedavi%20Merkezleri%20Y%C3%B6netme

Evlilik Öncesi Muayene ve Danışmanlık Rehberi 2013:
https://dosyaism.saglik.gov.tr/Eklenti/10503,evlilik-oncesi-muayene-ve-danismanlik-rehberipdf.pdf?0

Evlilik Öncesi Danışmanlık Rehberi 2014:
https://sbu.saglik.gov.tr/Ekutuphane/Yayin/473

Evlilik Öncesi Hemoglobinopati Tarama Programı Saha Rehberi:
https://dosyaism.saglik.gov.tr/Eklenti/49246,evlilikoncesihemoglobinopati.docx?0

Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Çocuk Ergen Sağlığı Daire Başkanlığı’nın “Evlilik Öncesi Hemoglobinopati Tarama Programı” konulu Ekim 2018 tarihli yazısı ve ekleri:

İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Evlendirme Yönetmeliği Uygulaması Kitapçığı, 1. Baskı:
https://www.nvi.gov.tr/PublishingImages/mevzuat/mevzuat/talimat-aciklayici-yazilar/Evlendirme%20Y%C3%B6netmeli%C4%9Fi%20Uygulamas%C4%B1(2017).pdf

Sağlık Bakanlığı, Sağlık Raporlarına İlişkin Usul ve Esaslar, Nisan 2017:
https://dosyamerkez.saglik.gov.tr/Eklenti/9832,saglik-raporlarina-iliskin-usul-ve-esaslarpdf.pdf?0

İstanbul Tabip Odası Pratisyen Hekim Komisyonu Atölye Çalışması Raporu, STED Dergisi:
http://www.ttb.org.tr/STED/sted0602/masa.pdf

Evlilik Öncesi Muayene ve Testlerin Hukuksal Niteliği, Arş. Gör. Özge YÜCEL
http://www.turkhukuksitesi.com/makale_1174.htm

6939 Toplam 132 Bugün

3 Yorum

  1. Dr. Kutlu Kaan ÖZAYTAÇ Dr. Kutlu Kaan ÖZAYTAÇ 29/03/2019

    Velhasıl aile hekimleri hükümet tabibi olmamaları ve ilçe sağlık müdürlüğü eski adı ile toplum sağlığı merkezi başkanlığı da hükümet tabibi olmadığına göre ilçeden onaylanmış dahi olsa evlilik raporlarımız muhteber değildir. Geçerli olmayan evrak düzenlemek suç olmayabilir ama evlenen kişilerin itirazı halinde evliliği geçersiz saydırabilir.
    Şahsi görüşüm şüpheye mahal vermeyen sağlık sorunu olanmayanlara rapor düzenlenmeli ve ilçe onayına yolanmalıdır. Şüphe hasıl olanlar il sağlık müdürlüğüne hükümet tabipliğince rapor verilmesi gerektiği ( ki bunun kim olduğunu ÇİMER bile bilmiyor) kararıyla resmi yazı ile sevk edilmelidir derim.

  2. Gani Murat Gani Murat 10/04/2019

    Keşke tüm aile hekimleri okusa… 🙁

Bir cevap yazın

Or

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.