İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ölüm Belgesi olmadan cenaze defnedilirse Nüfus Kaydına nasıl işlenebilir

Last updated on 23/10/2019

mezarlik1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu 215. Maddesi uyarınca hiç bir cenazenin defni uygun değildir. Kanunun 216. Maddesi uyarınca Belediye tabipleri olan yerlerde Defin Ruhsatı/Ölüm Belgesi bu tabipler tarafından, bulunmadığı takdirde Hükümet tabipleri tarafından mevtanın muayenesinden sonra verilir.  Tabip bulunmayan yerlerde ise Kanunun 219. Maddesi uyarınca  sağlık memurları, bu iş için yetiştirilmiş memurlar, jandarma karakol kumandanları veya köy muhtarları tarafından ölü muayeneleri yapılıp Defin Ruhsatı/Ölüm Belgesi tanzim edilebilir.

Kanun hükmünden de anlaşılabileceği üzere cenazeler defnedildikten sonra Defin Ruhsatı/Ölüm Belgesi tanzimi mümkün olmadığı gibi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Resmi Belgede Sahtecilik (Madde:204) ve Görevi Kötüye Kullanma (Madde:257) suçları da söz konusu olabilir.

Peki özellikle köylerde 1593 sayılı Kanunda tarif edilen Defin Ruhsatı/Ölüm Belgesi tanzimi ile yetkili kimsenin bulunmadığı durumlarda zaruret hasıl olduğunda halkın bilgisi dahilinde dini inaçlara ve geleneklere uygun bir şekilde defnedilen kişilerin Nüfus Müdürlüklerine bildirimi nasıl olmalıdır.

Bu soruya  5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu 33. Maddede cevap verilmektedir:

Ölü olduğu halde aile kütüklerinde sağ görünenler
MADDE 33-
(1) Ölmüş olduğu halde aile kütüklerinde sağ görülenlere ait ölüm tutanakları, ölüm olayını gösterir belge ile başvurulması halinde nüfus müdürlüklerince düzenlenir ve gerekli işlem yapılır. Herhangi bir belge ibraz edilememesi durumunda ölüm beyanının doğruluğu nüfus müdürlüklerince tahkik ettirildikten sonra düzenlenecek ölüm tutanağı, mülkî idare amirinin emri ile işleme konulur.

Kanundaki bu hüküm 23/11/2006 tarih ve 26355 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Nüfus Hizmetleri Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 69. Maddesinde ayrıntıları ile düzenlenmektedir:

Ölü olduğu halde aile kütüğünde sağ görünenler
MADDE 69
(1) Ölmüş olduğu halde aile kütüklerinde sağ görünenlere ait ölüm tutanakları, ölüm olayını gösterir belge ile başvurulması halinde nüfus müdürlüklerince düzenlenir ve gerekli işlem yapılır. Herhangi bir belge ibraz edilememesi durumunda ölüm beyanının doğruluğu nüfus müdürlüklerince tahkik ettirildikten sonra düzenlenecek ölüm tutanağı, mülkî idare amirinin onayı ile işleme konulur.

(2) Ölümü belirten resmî belge olarak; sağlık kuruluşları veya özel hastanelerce düzenlenen kayıtlara dayanılarak kamu kuruluşlarınca verilmiş yazı veya raporlar, trafik kazalarıyla ilgili raporlar, mahkeme kayıtları, mahkeme kararları veya benzeri belgeler kabul edilir.

(3)(Değişik: 4/6/2008-2008/13801 K.) Bildirim sırasında herhangi bir belge verilemediği takdirde; ölünün hısımlarının ve ölüm olayını bilenlerin kimlikleri ile yerleşim yeri adresleri tespit edilir. Belgeler bir yazı ekinde güvenlik makamlarına mülkî idare amirliği aracılığı ile gönderilerek ilgili kişinin ölümünün araştırılması istenir. Elektronik ortamda tutulan kütüklere ölüm araştırması yapıldığı açıklamasında bulunulur. Araştırma sonuçlanıncaya kadar kayıt üzerinde işlem yapılamaz. Kişinin öldüğünün tespit edilmesi halinde ölüm olayı aile kütüğüne tescil edilir. Hakkında araştırma yapılan kişinin sağ olduğunun anlaşılması halinde ise yapılan açıklama silinir.

(4) (Ek: 4/6/2008-2008/13801 K.)Genel Müdürlükçe, MERNİS ve Adres Kayıt Sisteminde yer alan bilgilerden yararlanılarak uzun süredir işlem görmeyen ve ölü olması muhtemel olup da aile kütüklerinde sağ görülenlerin araştırılması, üçüncü fıkrada belirtilen usulde nüfus müdürlüklerine yaptırılır.

Peki özellikle köylerde 1593 sayılı Kanunda tarif edilen Defin Ruhsatı/Ölüm Belgesi tanzimi ile yetkili kimsenin bulunmadığı durumlarda zaruret hasıl olduğunda halkın bilgisi dahilinde dini inaçlara ve geleneklere uygun bir şekilde defnedilen kişilerin akrabaları ve şahitler ile ilçe nüfus müdürlüklerine başvurmaları, ilçe nüfus müdürlükleri ve Kaymakamlık aracılığı ile güvenlik makamlarının araştırma yapmaları gerekmektedir.

Söz konusu “araştırma” maalesef bazı yerlerde  “adli soruşturma” şeklinde hatalı yorumlanarak kabir açılarak klasik otopsi için Adli Tıp Kurumuna cenazeler gönderilmektedir.

Oysa güvenlik makamları tarafından yapılan araştırma sonucunda ölüm olayında şüpheli bir durum olduğuna kanaat getirilmemesi halinde rapor Kaymakamlıklara arz edilerek kişilerin nüfus müdürlüklerince ölüm kayıtlarının yapılması gerekmektedir.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.