“Sağlık Raporu” ne demektir

Sağlık Raporu ne demektir?

Sağlık Raporu, kişilerin akıl ve beden sağlıklarının ;

-belirli bir amacın gerçekleştirilmesine uygun olup olmadığının,

-belirli kriterler doğrultusunda ve

-bu konuda  yetkilendirilmiş hekimler tarafından

yapılan muayene sonucunda resmi evrak haline getirilmesidir.

Ülkemizde hangi hekimler sağlık raporu tanzim etmeye yetkilidirler?

1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 1. maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde tababet icra ve her hangi surette olursa olsun hasta tedavi edebilmek için tıp fakültesinden diploma sahibi olmak şarttır.

(Kanun’un eski halinde, Türkiye’de hekimlik yapılabilmesi için ülkemizde bulunan Tıp Fakültelerinden mezun olma şartı yer alırken, 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile bu şart ortadan kaldırılmıştır.)

Kanun’un 13. maddesi şu şekildedir: “Bir şahsın ahvali bedeniye ve akliyesi hakkında rapor tanzimine munhasıran bu kanunla icrayı sanata salahiyeti olan tabipler mezundur. Türkiye’de icrayı sanat salahiyetini haiz olmıyan tabiplerin raporları muteber olamaz.”

İşte hekimler ve hatta çoğu idareci tarafından da karıştırılan nokta burasıdır.

Kanun’un söz konusu hükmü ile, kişilere sağlık raporu düzenleme konusunda ülkemizde hekimlik yapmaya yetkili hekimlere genel bir yetki verilmektedir. Söz konusu hükümden, ülkemizde hekimlik yapma yetkisine sahip her hekimin, her konuda rapor tanzim etmekle yetkilendirildiği şeklinde bir anlam çıkarmak mümkün değildir. Bu hüküm ile, ülkemizde hekimlik yapma yetkisi olmayan hekimlerin tanzim etmiş oldukları sağlık raporlarının resmi makamlarca geçerli olarak kabul edilmeyeceğinin altı çizilmektedir.

Kişiler, kendi inisiyatifleri ile istedikleri bir konuda hekimlerden sağlık raporu isteyebilirler mi?

Kişiler, kendi istekleri ile herhangi bir amaç için hekimlerden sağlık raporu isteyemezler.

Yukarıda da değindiğimiz gibi, sağlık raporu için belirli bir amaç gerekmektedir. Bu amacın belirlenmesi için Kanunlar ile çerçevesi çizilerek tespiti yapılmalı ve yine Kanun’da yetkilendirilen idare (hükümet) veya ilgili Bakanlıklar tarafından yayınlanan Yönetmelik ile  teknik ayrıntıları belirlenmelidir.

Örnek vermek gerekir ise;

5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun;

Bu kanunun amacı Yasa Koyucu (TBMM) tarafından, kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyetteki özel güvenlik hizmetlerinin yerine getirilmesine ilişkin esas ve usulleri belirlemek olarak hüküm altına alınmıştır.

Kanun’un 10. maddesi ile Özel Güvenlik Görevlilerinde aranacak şartların çerçevesi çizilmiştir:

a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak.
b)  Silahsız olarak görev yapacaklar için en az sekiz yıllık ilköğretim veya ortaokul; silahlı olarak görev yapacaklar için en az lise veya dengi okul mezunu olmak.
c) 18 yaşını doldurmuş olmak.
d)  26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile;….
f) Görevin yapılmasına engel olabilecek vücut ve akıl hastalığı ile engelli bulunmamak*

Görüldüğü üzere, Kanun ile Özel Güvenlik Görevlilerinin taşımaları gereken sağlık şartlarının çerçevesi “Görevin yapılmasına engel olabilecek vücut ve akıl hastalığı ile engelli bulunmamak” olarak belirlenmiştir.

Şimdi bazı arkadaşlar “İşte ne güzel. Kanun ile belirlenmiş. Ben rapor verebilirim” diye düşünebilirler.

Peki gerçekten de rapor verebilirler mi? Bakalım 🙂

Kanun’da geçen teknik ayrıntıların düzenlenmesi için acaba kimler yetkilendirilmektedir? Bu sorunun cevabını Kanun’un Yürütme başlıklı 29. maddesine bakarak görebiliriz.

Yürütme
Madde 29- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Görüldüğü üzere teknik ayrıntıların Yönetmelik ve sair mevzuatlar ile belirlenmesi yönünde Kanun ile sadece bir Bakanlık değil, tüm Bakanlar Kurulu görevlendirilmiştir.

Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun uygulanmasına yönelik usul ve esasları düzenlemek üzere 07.10.2004 tarih ve 25606 sayılı Resmi Gazete’de “Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik” yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Yönetmeliğin 18. maddesi ile Özel Güvenlik Görevlilerinin taşımaları gereken sağlık şartlarının AYRINTILARI yani bu sağlık şartlarının neler olduğu ve hangi hekimlerin bu muayeneleri yapma konularında YETKİLENDİRİLDİLMİŞ oldukları belirlenmiştir.

Sağlık Şartları
Madde 18- Özel güvenlik görevlisi çalışma izni verilebilmesi için, Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan şartların yanı sıra aşağıda belirtilen hususları kapsayacak şekilde, bir hastaneden veya yeterli bir sağlık kuruluşundan alınan “özel güvenlik görevlisi olur” ibareli sağlık raporu istenir.

a)Psikiyatri: Psikiyatrik bir hastalık veya kişilik bozukluğu (Psikopati); alkol ve uyuşturucu bağımlılığı olmamak.
b) Nöroloji: Özel güvenlik hizmetini yerine getirmesine engel teşkil edebilecek nörolojik rahatsızlığı olmamak.
c)Göz: Körlük veya gece körlüğü olmamak.
d) Kulak Burun Boğaz (KBB): Özel güvenlik hizmetini yapmasını engel teşkil edebilecek işitme kaybı olmamak.

Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 24.05.2004 tarih ve 2004/74, 28.01.2005 tarih ve 2005/12, 17.04.2006 tarih ve 2006/45 sayılı Genelgeler ile söz konusu raporların hastanelerde Sağlık Kurulu aracılığı verilmesi başta olmak üzere birçok ayrıntı düzenlenmiştir. (ilgili genelgeler için tıklayınız)

Görüldüğü üzere bazı hekimlerin “1219 sayılı kanun ile ben her türlü sağlık raporu vermeye yetkiliyim” şeklindeki düşüncelerin hukuk ve mantık ile bağdaşan hiçbir yanı bulunmamaktadır.

Peki kişiler “sağlıklıyım” şeklinde bir rapor talep edemezler mi?

Yukarıda da belirtmeye çalıştığımız gibi Sağlık Raporu Yasa Koyucu tarafından kişilerin belirli bir amaca yönelik olarak gerekli sağlık şartlarını taşıyıp taşımadıklarının yetkili hekimler tarafından kontrol edilerek resmi evrak haline getirilmesidir. Bu nedenle kişilerin, kanunlar ile öngörülmeyen herhangi bir raporu hekimlerden talep etmeleri mümkün değildir.

Kişilerin sağlık durumları ile ilgili herhangi bir resmi belge alma hakları yok mudur?

İşte en sık karıştırılan nokta burasıdır. Elbette kişilerin kendilerine sunulan sağlık hizmetleri ile ilgili sözlü veya yazılı ayrıntılı bilgi alma hakları bulunmaktadır.

01.08.1988 tarih ve 23420 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 16. ve 17. maddeleri şu şekildedir:

Kayıtları İnceleme
Madde 16- Hasta, sağlık durumu ile ilgili bilgiler bulunan dosyayı ve kayıtları, doğrudan veya vekili veya kanuni temsilcisi vasıtası ile inceleyebilir ve bir suretini alabilir. Bu kayıtlar, sadece hastanın tedavisi ile doğrudan ilgili olanlar tarafından görülebilir.

Kayıtların Düzeltilmesini İsteme
Madde 17- Hasta; sağlık kurum ve kuruluşları nezdinde bulunan kayıtlarında eksik, belirsiz ve hatalı tıbbi ve şahsi bilgilerin tamamlanmasını, açıklanmasını, düzeltilmesini ve nihai sağlık durumu ve şahsi durumuna uygun hale getirilmesini isteyebilir.

Bu hak, hastanın sağlık durumu ile ilgili raporlara itiraz ve aynı veya başka kurum ve kuruluşlarda sağlık durumu hakkında yeni rapor düzenlenmesini isteme haklarını da kapsar.

16. madde uyarınca kişilerin sağlık durumları ile ilgili tüm bilgi ve belgeleri isteme haklarına sahiptirler.

17. maddesinde de sağlık durumları ile ilgili bilgi ve belgeleri içeren raporlara işaret edilmekte olup, özel amaçlara yönelik sağlık şartlarına sahip olup olmadıklarını belirten ve devlet tarafından istenen raporlar ile (Özel Güvenlik Olur, Sürücü Olur, vb) karıştırılmamalıdır.

Özetlemek gerekir ise, kişilerin kayıtlı oldukları Aile Hekimlerine başvurarak “Sağlıklıyım” şeklinde bir rapor alma şeklinde bir hak ve uygulama bulunmamaktadır. Aile Hekimleri kişilere sunmuş oldukları sağlık hizmetleri ile ilgili kayıtların bir örneğini verme zorunlulukları bulunmaktadır.

Kamu Kurumlarının kişilerden Kanunlar yer almayan sağlık raporlarını talep etme yetkileri var mıdır?

Kişilerden “Sağlık Raporu” istenmesi, kişilerin sağlık muayenesinden geçirilmeye zorlanmaları demektir. Kişiler, sağlık muayenesinden geçirilirken, kişilerin vücutlarına fiziki temas olmakta, kan alınırken ve radyolojik tetkikler sırasında da vücut bütünlükleri tehlikeye atılabilmektedir.

Bireylerin vücut bütünlüğü, Anayasa’nın 17. maddesinde yer verilen “maddi varlık” kapsamında olup, devlet, tüm bireylerin özellikle gözetimi ve denetimi altında bulunan kişilerin vücut bütünlüğüne keyfi olarak müdahale etmemek ve üçüncü kişilerin saldırılarını önlemekle yükümlüdür. (Tanju BOZKURT, B.No:2014/11917, § 34)

Kişilerin sağlık muayenesinden geçirilmelerinin istenmesi ile manevi varlığının korunması arasında doğrudan bir bağ vardır ve bu sebeple kişilerin maddi ve manevi varlıklarının korunması hakkına müdahale edildiğini kabul etmek gerekir. (Anayasa Mahkemesi Kararı, Şehmus Özsubaşı B.No:2013/2582, 3/3/2016, § 67)

Kişilerin sağlık muayenesine zorlanmaları, Bakanlıkların ve bağlı kurum ve kuruluşlarında çalışan kamu görevlilerinin şahsi inisiyatiflerinde olan bir husus değildir.

Bu nedenle de, kişilerin vücut bütünlüğüne müdahale anlamına gelen sağlık muayenelerine zorlanmaları ancak ve ancak Yasa Koyucu tarafından Kanunlar ile öngörülmesi ve ilgili Bakanlıklar tarafından Yönetmelikler ile ayrıntılarının düzenlenmesi gerekmektedir.

Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında yapılan bir müdahalenin kanunilik şartını sağladığının kabulü için de müdahalenin kanuni bir dayanağının bulunması zaruridir. Bununla birlikte temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasına ilişkin kanunların şeklen var olması yeterli değildir. Kanunilik ölçütü aynı zamanda maddi bir içeriği de gerektirmekte olup bu noktada kanunun niteliği önem kazanmaktadır. Kanunla sınırlama ölçütü, sınırlamanın erişilebilirliğini, öngörülebilirliğini ve kesinliğini ifade etmekte; böylece uygulayıcının keyfî davranışlarının önüne geçtiği gibi kişinin hukuku bilmesine de yardımcı olmakta, bu yönüyle hukuk güvenliği teminatı sağlamaktadır. (Halime Sara Aysal, B.No:2013/1789, § 62)

Bu nedenle Mevzuat ile öngörülmemesine rağmen şahsi inisiyatif ile kişilerin sağlık muayenesine zorlanmaları, Anayasanın 8., 13. 17inci maddelerine göre suç teşkil etmektedir.

 

Sağlık Raporları ile ilgili ayrıntılı bilgi için tıklayınız

2696 Toplam 1 Bugün

“Sağlık Raporu” ne demektir” üzerine 2 düşünce

  1. Geri izleme: Sözleşmeli Personel Alımlarında Sağlık Raporu mu? Sağlık Beyanı mı? | Dr Ömer Sümer'in Günlüğü

  2. Geri izleme: Sağlık Raporu Tanımı Nedir? • Hekimsel

Bir cevap yazın

Or

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.